Bir kimsenin kendisi hakkında ya da başkalarının onun üzerinde ne düşündüğü değil, toplum içindeki genel tutumu önemlidir.
Ki bence insan, bu dünyada nasıl bir amaç güttüğü ve neyin kendisini ilgilendirdiği, söz konusu tutumu tarafından belirlenir.
Gerçekten de iki tip insan vardır. Birinci tipte, bilinçli yaşayan, hayatın çeşitli sorunları karşısında nesnel bir tavır ta kınabilen, gözlerinde meşin gözlükler taşımayanlar yer alır, öteki tipte ise, önyargıyla yaşamın ancak küçük bir parçasını görebilen, her zaman bilinçaltından yöneltilip, bilinçaltının kanıtlarıyla tartışan insanlar bulunur
iki insanın davranışları birbirine tam bir benzerlik gösterebilir; ama yine de, biraz alıcı gözüyle bakıldı mı, ilgili davranışların temelindeki devinim çizgileri birbirine düpedüz karşıt nitelik taşıyabilir..
Yarına kalma hususundaki bu güçlü arzu, kişinin farkında olmadığı yeteneksizliğine, aşağılık duygusuna karşı, bir savunma çabası olarak görülebilir.
Genel olarak bir entellektüel hastalığıdır bu.
okurillus
@Okurillus
·
Yarına kalma endişesiyle çırpınan insan, kendisine faydası olmayan işleri terketme hususunda cehd göstermez. Yaptığı işler kendisine veya başkalarına faydalı olsun, olmasın, onun kafasında tek bir ölçü vardır: Yaptığı iş acaba onun yarına kalmasını sağlayacak mı?
2. Cümleye katılmıyorum. Çünkü insan, ikisinin birlikteliği ile bir anlama kavuşur
Kalp öldüğü zaman akıl düşünemez; muhakeme gider, mütalaa gider, zihnen tefekkür gider..
Kalp, akıl üzerinde hüküm sahibidir; akıl ancak ondan icazet ile hareket eder.