”Okumadan geçemediğim için okuyorum, sıkılsam da okuyorum. Düşünmek için okuyorum, hayran olmak için okuyorum, eğlenmek için okuyorum. Okuyup yoruluyorum. Dinlenmek için de gene okuyorum.”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Eskiden Ramazan’ın herkes için başka bir manası vardı.
Çocuk için bu, çörotu kokulu ay, iftarda, bir taze çörek parçasını reçelin içine batırabilmek ve bazı geceler de Karagöz’e gitmek demekti; genç kız ve kadın için senede birkaç kere geceleri sokağa çıkmak hürriyetini veren bir müsamaha ayı idi, iştah adamı için orucun mahrumiyetini fazlasıyla ödeyen zengin bir sofraya her iftarda kavuşmak fırsatı, harikuladeyi sevenler için birçok itiyatların tersine dönüşü. Geceleri sahura kadar uyanık kalmak ve gündüz geç vakte kadar uyumak, öğle yemeğini gece yarısına aktarma etmek imkanı. Hastalar için müşterek bir perhiz vesilesi; bakkallar ve fırıncılar için bir ay süren bayram ilah… Fakat hakiki iman ehli için Ramazan, insanın nefsini körleterek alakalarını maddeden imkan nispetinde koparmak suretiyle Allah’ın gufranına layık olmaya çalışabileceği en saf, en ulvi bir feragat ve ibadet ayı idi. İnkılap, dinin siyasi ve pratik müdahalelerine nihayet verdikten sonra, yıllar var ki Ramazan, bir çoluk çocuk eğlencesi, bir fenerli mahalle hanımı piyasası, teravih ile sahur arasında bir sokak cümbüşü, işkencesine düşkün olanlar arasında bir tahta kaşık yarışı olmaktan çıktı ve belki sadece hakiki iman ehline münhasır, manasına yabancı kaba zevklerden ve iştahlardan oldukça sıyrılmış, haykırışsız ve gürültüsüz, mahrem ve deruni itikatlara has, namütenahiliğin ilahi ve muhteşem perspektifine yaraşan sessiz bir ayinin vakarına kavuşmuş, hasılı onun keyiflerine vesile yapanların değil, en ulvi manasıyla anlayanların yalnız başlarına daha kolayca ve rahatça benimseyebilecekleri mücerret ruhani bir ay oldu.
Elhamdülillah.
Sosyal hayatta hırslı, açgözlü insanlarla karşılaşacaksın ve bunlarla mücadele edip ormanlardaki fırtınalara dirilip ayakta kalan büyük ağaçlar gibi ayakta kalmayı başaracaksın. Uçurtmaların uçmasını sağlayan rüzgârdır diye bilinir ancak asıl etken uçurtmanın rüzgâra dayanma gücüdür. Hayat da böyledir. İnsanın karşısına çıkan zorluklara dayanabilme gücü onu bir yerlere getirir.