Ulusçuluk, yurtseverliğin tam tersiydi.
Yurtseverler, içinde değişik diller konuşan, içinde değişik dinsel inançları olan ama geniş ve çağdaş bir yurdu kurma istemiyle bir araya gelmiş çok sayıda halkın bir arada yaşayacağı ve Batı'nın yücelttiği ilkelere, Doğulu ruhların incelikli bilgeliğini esinleyecek bir imparatorluğun hayallerini kuruyorlardı.
Ulusçulara gelince, çoğunluğu oluşturan etnik gurubun üyesiyseler salt egemenlik, azınlıktaysalar ayrılıkcılık düşleri kuruyorlardı; bugünün sefil Doğusu, onların yan yana gelen düşlerinden doğan canavarlardır işte.