Açlığı, yalnız kendi büzülmüş midesinde değil, çocuklarının da büzülmüş karınlarında duyan bir adamı nasıl korkutabilirsiniz?
Onu sindiremezsiniz. Çünkü o, her korkuyu aşan bir korkuyu tatmıştır.
"Açlık, yüksek evlerin dışındaki iplere ya da dileklere asılmış içler acısı kiyafetlerdeydi; Açlık, bu kıyafetlerin kağıttan, samandan, paçavradan ve tahtadan yapmalarindaydi; Açlık tutmeyen bacalardan aşağı seyrediyordu; Açlık, çöplerinde zerre kadar yiyecek bulunmayan, leş gibi sokaklarda şaha kalkmış bir dev gibi dikiliyordu. Açlık, fırıncılar raflarındaki tek tük bayat ekmeğin üzerine kazıli olan kelimeydi."