Kaplanın sırtında sırça köşklerde doğup büyüse de yetimliğin,anasızlığın acısını iliklerine kadar hissetmiş ve hayatı boyunca hissedecek olan Abdülhamidin hikayesi...
Görünenin arkasında görünmeyenin,İktidar hesaplaşmalarının,muktedir olma hırsının olduğu, Hürriyet, istibdat çığlıklarının ardında farklı hesapların ,farklı düzeneklerle hayata geçirildiği bir dönem...
Bu dönemde aslında çok istemeden apar topar tahta geçirilmiş bir şehzade.
Geride kalan mutluluk,aşk,huzur,rahatlık...
Elde var,yıkılmak üzere olan imparatorluk ,korkular,vehimler,şüpheler,çok büyük sorumluluklar...
İlmi siyasetin 33 senede kitabını yazmış bir sultan..Kimisine göre Kızıl sultan,kimisine göre Ulu Hakan
Körlük salgını başladığında kişiler birbirine topluma yabancılaşır,isimlerin önemi yoktur ..sonu belli olmayan bir beyazlıkta kişilerin karakteri ortaya çıkar. Kimbilir Hiç yapmam dediğiniz şeyleri yaparsınız belki,kolayca bir çırpıda...
En zoru herkes kör olmuşken görebilmeyi başarmaktır...Sorumluluk yükler insana,körlere rehberlik etme sorumluluğu...
Ya Körler Görmek istemiyorsa...
Körlük kitabını okuyanlar, mutlaka devamı niteliğinde olan görmek kitabını da okumalı.Jose Saramago kurgusal bir dünyada otoriter rejimlerin tutumlarını her yaştan okurun anlayabileceği bir dille anlatmış.Körlük diğerlerinin seçimiydi,Görmek te onun....
İnsan yada Tanrı olmak arasında,bir fark var mı...Her İnsanın içinde sonsuz güçlere sahip tanrılar yok mu..Düşman gördüklerimiz ya benliğimizin varoluşu yolunda kilometre taşlarıysa..Ölümsüzlük mü,sürekli değişip gelişerek sona doğru yaklaşmak mı...Yaşamın heranından zevk almak, ölümün geleceğini bile bile...Hayat Gelgitte yüzmek,yeryüzünde yürümek ve ayaklarına değdiğini hissetmek...
Defalarca okuyacağım kitap...Kirke
İnsanlığın ne zaman evrimleştiği,dinlerin ortaya çıkışı,tarih boyunca insanlığa hükmeden uygarlıklar ve hükümdarların ortaya çıkışı,sonlanması...Roman tadında anlatılıyor.
Özellikle farklı düşünen ve tarihe yön vermiş şahsiyetlerden ayrıntılı bahsetmiş,mutlaka okunmalı