Orhan D. Tanşeknay

Orhan D. Tanşeknay
Kendimi bir kaç cümleyle anlatmak kadar sevmediğim çok az şey vardır.
İnsan Terbiyecisi
Eh işte
Mersin
Kahramanmaraş, 11 Aralık 1985
53 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Boyacılar meslekleri icabı elbet işi söyledikleri vakit bitiremediler. Böyle yapa yapa usta olmuşlar. Bir şeyi yapış değil yapamayış süresi ve bu zamanı dolduran sürenin uzunluğu ülkemizde hemen her meslek grubunda ustalık addedilir. Bir sözü, bir işin aslını yirmi sene anlamayan en dürüst ve sözünün eri adamdır, kim ne dese o, sözünden caymaz, caymak için gerekecek nesi var nesi yok bakılmaz, yirmi küsur senelik inatlar aslan parçalığına ve iradeye, yirmi seneyi aşan aynı cümleleri söylemek, söyleyecek sözü olmamaya değil bir türlü anlatamamaya ya da tekrar dönüp gelen modada bile yerinde sabit oturan adamın feraset ehli oluşunu tanımlamaya denk gelir. Bunlar hep hüner, ustalık kabilindendir ve büyük hürmet görür, "Adam elli senedir söylüyor," denir de bu lafın tınısından bile korkulmaz, lafın gittiği yerin arkasına bakılmaz, bakılsa ya Toptaşı ya da La Paix'nin Mazhar Osman koğuşu görülür. Elektro şok faydalı mı değil mi tekrar bir tartışmaya açılır. Ama nerde, estağfurullah.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Orhan D. Tanşeknay

, bir kitap okudu
9/10
·192 syf.·
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2023 4. kitabı
Yusuf Atılgan
7.4/10 · 71,1bin okunma
Kadın eğildi. Yüzüne yaklaşırken daha da şaşılaşan gözlerinin nemli pırıltısı ardında gizli bir sıkıntı fark etti. Kadın burnunu öpüp doğruldu. "Yanımda canı sıkılıyor." Birden utandı. Onun da sıkılabilecek, güç yaşayan bir insan olduğunu unutmuş, bir deney aracı gibi kullanmıştı. "Parayla kuralanmış!" Acayip bir laboratuvarda başarısız bir deney yapmıştı. Olmuyordu. Huzurunu yaşadığı günde bulamayan insana kurtuluş yoktu.
Sayfa 175·Kitabı okudu
Bacaklarını ilk burada öpmüştü. Nerdeydi o sağanak kokusu? Onları öpmenin yürek çarpıntısını nasıl olmuştu da yitirmişti? Yoksa bütün bunlar isteğine ulaşmış, kanmış erkek etinin tedirginliği miydi? "Bu değil, değil, değil! (Sus bağırma! Sonra böyle olduğuna inanırız. İnsanlar haksızken daha çok bağırır)
Sayfa 164·Kitabı okudu
- Kulağını kesebilmiş; sol kulağını. Bunu yapan ilk adam o. Sustu. Az sonra değişik bir sesle, - Ama o bile eksik adamdı. Tımarhanedeyken yaptığı kendi portresinde insanlara yüzünün kulaksız yönünü gösteremedi. Tam adam yok!
Sayfa 157·Kitabı okudu