Lethe

En büyük kusurum ise, yaradılışımdaki pek çoklarını hoşnut edebilecek ele avuca sığmaz uçarılığı, benim ister istemez başımı dik tutmak ve halkın karşısında herkesten daha ciddi bir yüz ifadesi takınmak zorunda oluşumla uzlaştırmakta güçlük çekmemdi. O yüzden, sonunda, zevk aldığı şeyleri gizleyen bir insan olup çıktım…
Sayfa 64·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İkiyüzlülük içime işlemiş olsa da asla bir sahtekâr değildim; her iki yüzüm de yapmacıksızdı; gündüz gözüyle öğrenip ufkumu genişletmeye ya da üzüntü ve acılarımdan kurtulmaya çabalarken ne denli kendimsem, zincirlerimden boşanıp utanca batarken de o ölçüde kendimdim.
Sayfa 65·Kitabı okudu
Briseis’in Suskunluğu
8/10
·320 syf.··
2025 3. kitabı
Romanın merkezindeki karakter, Briseis, bir “ganimet” olarak Akhilleus’a verilir. Homer’in İlyada’sında adı geçse de hisleri, düşünceleri ve yaşadığı travmalar hiçbir zaman anlatılmamıştır. Barker bu sessizliği kırıyor ve Briseis’in gözünden savaşın ve kahramanların hayatına bakmamıza izin veriyor. Roman boyunca, Briseis’in sessizliği, okura hem tarih boyunca kadının sesinin nasıl bastırıldığını hem de bireysel travmanın psikolojik etkilerini hissettiriyor. Briseis’in hikâyesi yalnızca bir kadının savaşta esir düşmesinin öyküsü değil; aynı zamanda, özne olmaktan nesneye indirgenmenin ve bunun psikolojik yansımalarının bir temsili olarak okunabilir. Romanın başından itibaren Briseis, kendi iradesi ve kimliği ile değil, Akhilleus ve savaşın getirdiği koşullarla tanımlanır. Bu durum, günümüz psikanalitik literatüründe sıkça bahsedilen “öznellik kaybı” ve “bastırılmış travma” kavramlarıyla paralellik gösterir. Ona göre hayatta kalmak, itaat etmek ve görünmez olmak anlamına gelir; çünkü konuşmak, geçmişi ve yaşanan acıyı tekrar yaşamak demektir. “I have become a creature of patience, of endurance. Every woman has.” Barker, bu satırlarla hem antik dönemdeki hem de tarih boyunca bastırılmış kadın seslerine dikkat çekiyor. Briseis’in sabrı bir erdem değil, bir zorunluluktur; çünkü hayatta kalmak için mecburen susturulması gerekir. Bu açıdan roman, sadece mitolojik bir yeniden anlatı değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyetin, iktidarın ve tarihsel sessizliğin eleştirisi olarak da okunabilir. Romanın etkileyici yanlarından biri de, Briseis’in içsel dünyasını, duygularını ve düşüncelerini detaylı bir biçimde sunmasıdır. Barker, savaşın erkeklerin gözünden sunulan epik kahramanlık hikâyesini, kadın bakış açısıyla dengeliyor. Okur, savaşın yalnızca strateji ve cesaretle ilgili
Mitoloji
Kızların SuskunluğuPat Barker · İthaki Yayınları · 20201,565 okunma

Lethe

, bir kitap okudu
8/10
·320 syf.··
2025 3. kitabı
Pat Barker
8.2/10 · 1.565 okunma
4/10
·401 syf.··
2025 2. kitabı
Michael Scott'un Ölümsüz Nicholas Flamel'in Sırları adlı 6 ciltlik serisini okumuştum çok öncesinde. Bu kitapta yıllardır kitaplığımda bekliyordu. Şu sıralar mitolojik ve folklorik ögeleri içinde barındıran da bir kitap okumak istiyordum bu yüzden bu kitabın doğru bir seçim olacağını düşündüm. Çünkü Michael Scott'un yazım tarzını da bildiğimden beni mutlu edecek bir kitap okuyacağımı düşünmüştüm ancak bunda öyle olmadı pek. Kitapta çok fazla mantık hatası vardı. Bi filmi izlerken saçma bi olay olur mesela olay örgüsüyle alakasız veya o an olayı çok saçma gösterecek bi şey yaşanır ve mantıksızlığı çok net hissedersiniz. Bu kitapta da o tarz mantık hataları en az 2-3 defa önüme çıktı. Bunun dışında kitapta bi yerde "Barbar Türk" ifadesi geçiyordu. O kadar saçma bir yerde geçiyordu ki, o cümledeki önyargıyı ve alakasızlığı anlayabilirsiniz okuduğunuzda. Bu kitabın iki yazarlı olmasına da bağlıyorum bu kadar kötü bir yazı dili olmasını. Çünkü Michael Scott'un diğer kitaplarında böyle mantık hataları ve önyargılı cümleler okuduğumu hatırlamıyorum. Colette Freedman'in ise bunun dışında başka kitabını okumadığım için diliyle ilgili net bir yorum yapamıyorum ancak ikisinin kitabı olduğundan amatör yazım şeklini baya bi fark ettiriyordu. Ayrıca kitapta olay örgüleri arasında çok hızlı bitişler var, bölümler de çok kısa. Bu kötü yorumlarımın dışında mitolojik ve folklorik ögeleri yansıtma konusunda güzel buldum aslında hikayesini. Britanya’nın On Üç Hazinesi adlı Wels mitolojileri temelden esinlenilerek geliştirilmiş. Ayrıca Arthur efsaneleriyle bağlantılı olarak Geoffrey of Monmouth’un eserlerinde ortaya çıkan Merlin figürüyle iç içe geçiyor; bazen Kutsal Kase ve Excalibur gibi sembolik nesnelere de kitapta farklı farklı şekillerde göndermeler yapılmış. Bu tarz konuları
Roman
On Üç Kutsal YadigarColette Freedman · Epsilon Yayınları · 201431 okunma