Özümü dinləyərkən mən belə özüm haqqımda yanılarkən, hətta bəzən nə demək istədiyimi özüm belə başa düşə bilməzkən, kim bilir başqaları məni anlamaqdan nə qədər uzaqdır.
Yalnızım. İnsanların çoğu evlerine girdiler. Biten bir pazarın ağızlarında bıraktığı tatla, daha şimdiden bir sonraki pazarı düşünüyorlar. Benim içinse ne pazar var, ne de pazartesi.
Karanlıklar içinde birbirini iteleyen günler ve birde bunun gibi şimşekler var. Değişen hiçbir şey yok, ama yine de her şey başka biçimde varolup gidiyor. Anlatamam. Yazamam. Bulantıya benziyor. Ama aynı zaman onun tam tersi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendimi hep yanlış şeylere hasretmiştim; içmeyi seviyordum, tembeldim, bir tanrım, siyasetim, fikirlerim, ideallerim yoktu. Hiçliğe tezgah kurmuştum; bir çeşit varolmama, ve bunu kabullenmiştim. Bütün bunlardan da ilginç bir kişi çıkmıyordu ortaya. İlginç olmak gibi de bir derdim yoktu, çok zordu bu. Gerçekten istediğim içinde yaşanacak yumuşak ve belirsiz bir yer ve rahat bırakılmaktı. Diğer taraftan, kafayı bulunca bağırıyor, deliriyor, kontrolden çıkıyordum. Bir davranışım diğerine uymuyordu. Hiç takmıyordum.
“Sorarlarsa, ne iş yaptın bu dünyada? Diye rahatça verebilirim yanıtını: Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyarın arasına doğdum ve hiç birine çarpmadan geçtim aralarından.”
"bilirəm. bilirəm ki, daha heç kim və heç nə məndə ehtiras oyada bilməz. başa düşürsən, kimisə sevməyə başlamaq çox böyük işdir. enerji, maraq, korluq lazımdır... əvvəl elə anlar olur ki, uçurumdan tullanmalı olursan, amma fikirləşəndən sonra bilirsən ki bunu etməyəcəksən. mən bilirəm ki, daha heç vaxt tullanmayacam.
Dante'nin cehennem tasvirleri cennet tasvirlerinden çok daha güçlüdür. sebebi ise cehennemi her saniye hatırlatacak bir dünyada yaşıyor olmamız. cehennem kelimesinin kökeni ise "gē hinnōm" yani "gözyaşı vadisi" demek. dünya için gayet uygun gibi.