Alpay Şirin

Alpay Şirin
@Osirisis
Primum non nocere
Mantıktaki zıtlık prensibi (principe de contradiction) mâlum. Bir şey aynı zamanda hem var, hem de yok olamaz." Doğru-yanlış, aydınlık-karanlık, haz-keder ilh... Arasındaki sayısız zıtlıklar da mâlum. Bu zıtların, mevcut olmak için, birbirine muhtaç oldukları da anlaşılmıştır. Ruhi hayatta, bilhassa düşünce hayatında, bu zıtların diyalektik bir hareketle kaynaşarak bir terkibe (senteze) kavuştukları da Eflatun'dan Hegel'e kadar gelen bir tarih içinde gittikçe daha fazla aydınlanmış bir fikirdir. Novalis, zıtları birleştirebilmek için üç düşünce tarzı kabul eder. Birincisi diyalektik, veyahut onun tabiriyle "lastikli düşünce" veya ruh hareketidir ki, bir uçtan ötekine ve ötekinden yine berikine gitmektedir. Her hazzın kedere ve her kaderin hazza gidişi veya iradi ile gayr-i iradi arasında gidiş geliş böyle bir iç diyalektik hareketinin neticesidir. Fakat bu zıtların gece ile gündüz gibi birbirini takip etmedikleri, iç içe ve aynı zamanda mevcut oldukları da düşünülebilir. Pasiflik ve aktiflik birer cepheleriyle aynı şeydirler. Bunlardan başka üçüncü bir hâl daha vardır ki, orada ne diyalektik harekete, ne de zıtların aynı zamanda mevcut oluşuna rastlanır. Bir senteze varılır (ki Hegel'i hazırlayan asıl düşünce de budur).
Sayfa 173 - Ötüken Neşriyyat·Kitabı okudu
Edebiyat

Alpay Şirin

, bir kitap okudu
8/10
·258 syf.·
Beğendi
·
11 günde okudu
·
2025 1. kitabı
Oscar Wilde
8.2/10 · 98,9bin okunma
Biliyorum, Paris bunların hepsidir. İçinde konservatuvar da vardır. Binbir renkli meçhul de. Zengin bir hayal içinde meçhul, daima mâlumun en korkunç rakibidir. Ben mâlumum. Yani sayısız imkânlar arasında gerçekleşmiş ve donmuş bir imkânım. Ben bir şeyim, meçhul her şeydir. Fakat.. unutma ki, ben varım; meçhul, yoktur. O, sadece olabilir, fakat olmayabilir de! Ben bir realiteyim, o bir imkândır. Bu farkı anlamayan bir aşka sen beni inandıramazsın.
Sayfa 166 - Ötüken Neşriyyat·Kitabı okudu
Edebiyat
Bir şeyin içinde her şeyin sırrı vardır.
Sayfa 154 - Ötüken Neşriyyat·Kitabı okudu
Edebiyat
"Acayip şeydir bu insan ruhu. Ne yapacağız şimdi? Bu kadıncağıza bir felaket ihsan etmesi için Allah'a dua mı edeceğiz?" Samim gülümsedi: "Lüzum yok," dedi, "o kendi kendine muhtaç olduğu felaketi yaratır." Selmin de mırıldandı: -Çok doğru. Besim ablasına tekrar bakarak Selmin'in anlayışını kendi hayretinde devam ettirdi: -Ve çok acayip, çok... Dün ablamı ağlatan felaket bugün ortadan kalkınca onu yine ağlatıyor. Ne iştir bu? Samim'e dönerek sordu: -Peki ağabeyciğim, ben hiç böyle hisler duymuyorum. -Farkında değilsin. -Etme. -Değilsin. Düşünsene: Seni de sinirlendiren bazı hâller, fikirler, insanlar yok mu hiç? -Var tabiî. -Saadetini ve neşeni onlara borçlusun. Sana mücadele zevkini veriyorlar. Ve aradığın şey zaferden evvel, bu zevktir.
Sayfa 152 - Ötüken Neşriyyat·Kitabı okudu
Edebiyat