Özal Aras

Özal Aras
Hemşire
Lisans
Nevşehir
1 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
Şoför , traktörü yönetmiyor , sadece bir sürü aileleri bölerek toprağı dümdüz kesiyor ve yeniden geri geliyordu . Kontrol mekanizmasının bir yerine bir dokunulsa , traktör hemen yolunu değiştirirdi ; ama şoförün eli bu hareketi yapmazdı , çünkü traktörü yapan , traktörü gönderen dev , sanki şoförün eline , kafasına ve kaslarına girmiş gibiydi , ona gözlük ve tasma takmıştı , daha doğrusu kafasını gözlüklemiş , gözlerini tasmalamıştı , kavramını körleştirmiş , baş kaldırmasını tasmalamıştı . Toprağı eskisi gibi göremez , onun kokusunu alamaz , ayakları toprağın tümseklerine çarpmaz , toprağın sıcaklığını ve gücünü duymazdı . O , demir bir koltukta oturur ve demir pedallara basardı . Sevinerek , kamçı vurmaz , küfretmez ya da dayanmaya Çalışmaz ve ne de kendi kendini zorlardı . O , ne toprağı bilirdi ne toprağa sahipti ; ne toprağa inanırdı ne de ondan bir şey beklerdi . Eğer ekilen bir tohum yeşermezse ona neydi ? Toprağı delen taze bir bitkinin kuraktan mahvolması ya da selin altında boğululması traktörü ilgilendirmediği gibi , traktörün şoförünü de ilgilendirmezdi.
Reklam
"Aaah, savaş, seni icad eden görmesin cennet. Aaaah, savaş. Şu yeryüzünde canlı koymadı kırdı geçirdi. Gökteki kuşu, yerdeki börtü böceği, sudaki balığı..."
''Bence biz kör olmadık, biz zaten kördük. Gören körler mi, gördüğü halde görmeyen körler.''
“İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli.”
“Sonra bir zaman gelir, insan değişir ve her şeyi bambaşka görmeye başlar.”
1000Kitap