Bakışlarım sıkıntılı bir şekilde alından, yanaklardan yavaş yavaş aşağı iniyor.
Sağlam bir şeye rastlamıyor; kuma batıyor sanki.
Karşımda bir burun, iki göz, bir ağız olduğu belli ama anlamı yok bunların, insansal bir anlatımları da yok.
Bu sevinçli, akıllı uslu insan sesleri arasında yalnızım.
Bütün bu adamlar, vakitlerini dertleşmekle, aynı düşüncede olduklarını anlayıp mutluluk duymakla geçiriyorlar.
Aynı şeyleri hep birlikte düşünmeye ne kadar da önem veriyorlar.
Bakışı içe dönük, balık gözlü, kimsenin kendisiyle uyuşamadığı adamlardan biri aralarına karışmayagörsün suratları hemen değişir.