Yunus

7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2021 03:30
İlkel zamanlardaki yaşantıyı, sıcacık bir atmosferde ilginç bir hayal gücüyle anlatan bu eser bilimsel argümanları çok da kurcalamadan okuyucuya hoş bir okuma sağlıyor. Baştan sona okuyucuyu satırlara kilitleyebilecek nitelikte olmasına rağmen eğer evrimsel biyolojiyi az buçuk kurcuklamış biriyseniz temel de hikayede bazı yanlışlar olmasından dolayı tadınız tuzunuz kaçabilir. Jack bey eseri 1906 lı yıllarda kaleme aldığı için o zamanlar Evrim’le ilgili bilinenler şu zamanda bildiklerimize göre çok sığ olduğundan eserdeki hayale dayalı da olsa hataları mazur görmek lazım. Sonuçta eserin kimse bilimsel olduğunu iddia etmedi. Kitap eğlenmek ara ara gülmek ve içinde yaşamak için okunabilir. Çünkü genelinde akıcı ve yalın bir anlatım var.
İnsan
Ademden ÖnceJack London · Lilith Yayınları · 201826bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·226 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2021 11:43
Eğer bir şeylere anlam yüklemeyi seviyorsanız ki genel de anlamsız bir yaşam içinde uzun süre kalamayacağımız ön kabulüyle, anlamlandırmak bilincimizin en sevdiği şeylerden. -Bunu bende seviyorum.- Ama her anlam paradigması asıl verilmek istenenin o olduğu anlamına gelmiyor ya. Neyse Bu eserde de yazar Samuel bize bir anlamlandırma zemini sunmuş sanki boş bir kağıt vermiş elimize içinizde ne varsa onu yazacaksınız hem de isteyerek demiş. Kendisi ise kitap karakterleri olan Estragon ve Vladimir in diyalogları için” ne düşündüğünüz anlamda ne de tam tersi ama eserdeki tek gerçek şey melon şapka”diyerek diyalogların paradigmasını yoruma açık bırakmış ki en iyisini yapmıştır. Açıkçası kendimi Samuel’in bu açıklamasından sonra sığlaşacağımı düşündüğümden eserin “aslında ne anlatmak istediği” ekseninde yorum yapmamaya çalışırım kendimi zor tutuyorum. Sonuçta ben bir kanaat önderi değilim ya. İçimden geçenleri özgürce itiraf edemeyeceksem bu kafanın ne anlamı kalır. Eserin paradigmasını kanalize etmek beni sığlaştıracak dahi olsa bunu yapmak epey zevkli olucak. Eser baştan sona varoluşsal sancılar yaratıyor. Her satırı her diyalogu ile varoluşun o klasik dayanılmaz ağırlığıyla mücadele gücünü de epey kırıyor. Umarım bunu okuyupta intihar eden yoktur eden olmuşsa da çok yerinde bir intihardır...Samuel ise 2. Dünya savaşının insanlar da bıraktığı, o düzene olan aidiyet hissini ortadan kaldırması, bu zamanda bura da ne işim var ? Birileri veya birşeyler için ölmeye mi geldim buraya? Sorularından yola çıkarak Varoluşsal sancının dibine demirlemiş. Diyalektiğin dualite kutuplarını temsil ederek Estragon ve Vladimir ile fikirlerini bize nakletmiş. Godot konusuna ise hiç girmeyeceğim o kadar yalın bir anlatımla anlatmalıyım ki inancın umut umudun yaşama arzusu verdiğini
Felsefe-Düşünce
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Altın Kitaplar · 196910,1bin okunma
Spoiler içerebilir.
7/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2021 12:37
Eser bence akıcıydı.Kovrin’in ileri maladaptif sendromu var aslında hayali bir kara keşiş adını verdiği arkadaşı var. Fakat beyni bunu durduk yere üretmedi.Binlerce yıllık Doğu kültüründeki efsanelerden biri bu. Kovrinde bunun farkında. Kara keşişle diyaloglarındaki içerik zaten bana birilerini hatırlattı. Kara keşiş’in yaşamına müdahale ettiği noktayı farketmemiş olan dahi arkadaşımız Kovrin’in ise temelde sorunu mistik anlamlarda mutluyken kendini kandırdığını farketmemesi kara keşişe inanması ve yıllarını bu inançla mücadele ettiğini sanarken en sonda Kara Keşiş’in kucağına düşmesiydi.Belki de dostum Kovrin bir bulantı halindeydi.
Edebiyat
Kara KeşişAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 20229,6bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2020 14:27
Öldürüleceğini öğrendiğinde vakur ve korkusuz sanki bir yolculuğa çıkacak yolcu gibi sakinliğini koruması seni kaçıralım bu katillerin elinden diyenleri reddetmesi kendini yargının önüne atması bu bilge insanın idealizminin içinde dik duruşu etkileyici bir kişilik olduğunu yansıtıyor.Bilmediğini bilen Erdemli olmayı savunan sokrat çağının inancını reddettiği gençlerin aklını çeldiği için bilinmeyeni açığa vurduğu için muhafazakarlar tarafından zehirlenerek oracıkta öldürülmüştür.
Felsefe
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,7bin okunma
Bülent Orakoğlu’nun devleti deşifresi
6/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2020 20:19
Susurluk skandalından 28 Şubat sürecine bazılarının post modern darbe dediği vakalar silsilesini barındıran bir kitaptı.açıkça kitap bittikten sonra kitabı yazan Bülent Orakoğlundan da verdiği mücadelesinden de tiksindim ne cuntacıyım ne de irtica geliyor yaygarası koparanlardan ne çevik bir severim ne Mehmet ağar ve avanesini.hazmedemedim sadece ülkemin kritik noktalarındaki memurların istihbarat daire başkanlarının emniyet genel müdürlerinin Deniz kuvvetleri komutanlarının askerin askeri savcıların siyasilerin ve uğur mumcu gazetecilik etiğini benimseyememiş gazetecilerin ne kadar alçalabildiğini devletin hiyerarşik sistemin çürümüşlüğünün kokusunu kitabı okudukça içime buram buram çektikçe sadece tiksindirici bir hal geldi.yazar eski istihbarat daire başkanı Orakoğlu’nun kendi skalasından sanki savunmasını yaparcasına ele aldığı bu kitap benim için edebi bir nitelik taşımıyor.içinde otobiyogrofi biyografi savunmalar mahkeme tutanakları köşe yazıları ve sanki bir ajan faaliyetini gizlice öğrenmiş hissi yaratan sözler devletin içinde dönen lobicilik faaliyetleri Demirel erbakan dönemi yaşanan çift kutuplu yapının devlet içine kendi adamlarını efekti atama yarışını ve bunun bayağılaşmış artık eyyamca yapıldığını görüyorum.yazar farketmesede (ki bu çok acıdır )kendisi de birilerinin adamı olarak o pozisyona geliyor.kitapta yazar bize kimin haklı olduğunu devlete karşı olanların kimler olduğunu kendisinin savunmasını yaparak aktarıyor.kitabı yazma amacı da bu.öyle belirtmiş.fakat ben bu sığlığın içinden sıyrılıp konjonktürün dışından bakmaya çalıştım.ve neticede bu kitap bana bir defa daha gösterdi ki devlet dediğimiz mefhumu insanlar var eder sonra devlet için insanlar yok olur. İşte bu ya kuzgun leşe ya devlet başa kafası bizi bir vatandaştan öte mankurt militan
Siyaset
DeşifreBülent Orakoğlu · Timaş Yayınları · 200320 okunma