İrade veya tutku gibi kelimeLerin ne anlama geldiğini irdelememeye karar vermişti çünki güvenmesi gerekenin, benliğini yönlendirmek adına sürekli tekrar ettiği bu kelimeler degil, kendi sağduyusu olduğunu anLamıştı. Artık bir alanı sevmesi, kendini huzurlu hissedip büsbütün olduğu gibi var olabilmesi, kendini dışlamadan kabullenebilmesi, o alanda kendine deger verip sevmesi gibi niteliklere bağlıydı.