Müziği bıraktı. Çalgı çalıp da ne olacak?.. Kim dinleyecek? Arkasında kısa kollu bir kadife elbise ile bir konser salonunda bir Erard piyanosu başına oturup fildişi tuşlar üzerinde parmaklarını hafifçe koşturamayacak, hiçbir zaman etrafında hayranlık fısıltılarının kalbine ferahlık veren bir rüzgâr gibi estiğini duymayacak olduktan sonra çalışıp öğrenmek neye yarar?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yanımda, birinin kanepenin üstüne bıraktığı bir dergi duruyordu, ben de alıp okumaya başladım, en azından bir süre Bay Antolini'yi ve milyonlarca şeyi kafamdan atarım bari dedim. Ama, okumaya başladığım o lanet makale yüzünden daha kötü oldum. Yazı hormonlar hakkındaydı. Eğer hormonlarınız normalse yüzünüzün gözünüzün ne biçimde olacağı anlatılıyordu, ama benim yüzüm gözüm anlatılanlara hiç uymuyordu. Üstelik, aynen, makalede hormonları bozuk diye anlatılan o herife benziyordum. Ben de başladım hormonlarımın durumuna üzülmeye. Sonra, bir başka makaleye geçip okumaya başladım, bu yazıda da kanser olup olmadığınızı nasıl anlayacağınız anlatılıyordu. Eğer ağzınızda çıkan yaralar çabuk iyileşmiyorsa, bu belki de kanser olduğunuzun bir belirtisiydi. Dudağımın iç tarafında bir yara vardı, tam iki haftadır geçmiyordu. Ben de herhalde kanser oluyorum dedim. Sonunda okumayı kestim ve dışarıda yürümeye başladım. Bir iki ay içinde kanserden giderim artık diyordum. Gerçekten öyle düşündüm, hatta öleceğime kesin gözle bakmaya başladım. Kendimi hiç mi hiç iyi hissetmiyordum.