Zühre

Zühre
@Passenger__
"En asil haz, anlamanın verdiği sevinçtir."
Özünü kavrayamadığın bir bilgiye nasıl sabredebilirsin?
182 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
Uzay ve zaman, içinde olayların gerçekleştiği sabit, donmuş birer tiyatro sahnesi değildir; aksine bizim hızımıza, bakış açımıza ve hareketimize göre esneyen, kısalan veya uzayan canlı birer oyuncudur. Bu durum, evrende mutlak ve tek bir merkez olmadığını, her gözlemcinin kendi hareket durumuyla kendi uzay ve zamanını dokuduğunu gösterir.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zümrüdün içinde ne kadar çizik, çatlak ve bozukluk varsa, taş o kadar güzelleşiyor. Gerçek bir zümrüt bütün kusurlarıyla güzel. Buna kusursuzlaştıran kusur deniliyor.
Sayfa 279·Kitabı okudu
1000Kitap
Geçmiş, gelecek, görkem, aşk-onlar terk etmişse sizi, siz onları terk etmişsiniz demektir. Yalnızca her nesnenin çekirdeğidir bizi besleyen; Nerede sizin ve benim için o dış kabuğu soyan kişi? Tuzakları sizin ve benim için boşa çıkartan, örtüleri açan kişi nerede?
Hangi Tevbe Siler Bu Simsiyah Nakışı
Benim göğsümde vuruşan iki dev var Biri çamurdan, diğeri nardan Parmak uçlarımda sızlayan ağır duman Hangi ağacın gölgesine sinmişti de ben duymadım? Kendi kanımla çizdiğim eğriler Ruhumun duvarlarında kıvranıyor yılan gibi Bakışlarımda kırık camlar, dilimde toprak tadı İrin gibi taşımışım sırtımda ben bu dünyayı Kutsal kitapların kenarından sızan ince ışık Neden vurmadı benim karanlık koridorlarıma? Yolların bittiği yerde başlayan yolculukta Hangi eşiğe eğildiysem alnımda asrın kirleri Hangi kelimeye tutunduysam elimde kalmış mürekkebi Dilime dolanan her ayet boğazıma batıyor artık paslı tel gibi Söyleyin şimdi, hangi nefesle çağırayım inayeti? Mermer soğukluğu çökmüş secdelerime Kalbim, o telaşlı ve ürkek kuş, şimdi mermerden heykel. Parçalanmış üniforma gibi duruyor kefenim, Dikiş yerlerinden sökülüyor amelime olan güvenim Kanatıyor sorular defalarca adını koyamadığım yarayı Suskun yangınlar dişliyor vahşice etimi Söyleyin şimdi, hangi duayla uyandırayım kendimi? Ne güneşin vaadi var artık ne de gölgenin tadı Üstümde tepinen adımların sesi çekiliyor birer birer Toprak en sadık, en ağır örtüymüş meğer Emanet nefesle kurduğum o heybetli kuleler Göğüs kafesime yıkılıyor enkazları
Sayfa 9 - Hüseyin Aslan
Şiir
“…zihnin boşlukları ve yarıklarından akıp gideceği için, kendine yer bulamayacak zamanı birine vermenin bir anlamı yoktur. Şimdiki zaman çok kısadır, hatta öyle kısadır ki, hiç yokmuş gibi görünür, zira her daim hareket halindedir, akar ve hızla geçip gider, varlığı daha insana varmadan biter, evren ve yıldızlar gecikmeye izin vermez, onların kesintisiz hareketliliği tek bir dolanımla sınırlı kalmaz.”
Alıntı