“Söylesene,” dedi, “sence sefil haldeki biri mi, yoksa mutlu biri mi daha iyi adaklar adar?”
“Mutlu biri elbette.”
“Yanlış,” dedi.”Mutlu biri kendi hayatıyla meşguldür. Kimseye minnet borcu olmadığını düşünür. Ama onu soğuktan titret, karısını öldür, çocuğunu sakat bırak, o zaman dualarını duyarsın...”
‘Oysa bizim orkestramızda kanun ile çello, ney ile keman beraber bulunabilmeliydi. Soyut resim ile minyatür birbirini neden dışlasın yahut Itri ile Bethoven neden kavga etsin ki?
Ben diyememek, yani ilişkilerde kendinden çok başkalarının düşünce ve duygularına göre hareket etmek insanın bu dünyadaki varlığını inkar etmesi, var olamaması gibi bir şeydir.