“Ya gerçekten de yaşamam gerektiği gibi yaşamadıysam, bilinçli seçtiğim yaşamım yanlışsa?..”
Yaşamını gerektiği gibi sürdürmemiş olmasının imkânsızlığına ilişkin düşüncesinin gerçeği yansıtmadığını düşünmeye başlamıştı; belki de gerçek bunun tam tersiydi.
"Bir defter sayfasının ortasına bir çizgi çekmiş, çizginin sol tarafına kazandıklarımı, sağ tarafına ise kaybettiklerimi yazmıştım. Kaybettiğim şeyler, üzerine basıp un ufak ettiklerim, özellikle gözden çıkardıklarım, feda ettiklerim, aldattıklarım... Yaza yaza bitirememiştim."
Yüreğim sızladı. Anne, çocuğuna yaptığı bu kötülüğün hiç farkında olmadan, ‘cenneti ayaklarının altına almayı hak etmiş biri olarak,’ çocuk yetiştirmeye devam edecekti. Yanlış söyledim, çocuk yetiştirme değil, ‘çocuğunu budayarak bodurlaştırmaya’ devam edecekti.