Fakat, Allah Kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi değişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeye hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size; Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.
Ne var ki, dünyada "sizi anlıyorum" sözlerinin sahteleri türemişti; gerçeği sahteden ayırmak çok zordu. "Sizi-anlıyorum konuşmanıza-ihtiyaç yok" ya da "siz-onlara-bakmayın-yalnız-gözlerime-inanın" bakışlarının çoğu aslında "bugünü-geçirmek-için-birine-ihtiyacım-var" kalıbından ibaretti.