“Daha çok anlat” dedim.
“Hoşuna gidiyor mu?”
“Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“Gider gibi yaparız.”
Sadece size ait bir düşünceden, kendi kendinize bana dair edindiğiniz izlenimler bütününden, sizin hissettiğiniz, size göre, size mümkün gelen bir var olma biçiminden bahsediyoruz; benim gerçekten kim olabileceğim hakkında ise bırakın sizleri, benim dahi en ufak bir şey bilme ihtimalim yok.
Hayır,o mutluydu,sonsuzca mutluydu,çünkü sevdiğiyle aynı saat öleceğini biliyordu ve biri diğeri için yas tutmak zorunda kalmayacaktı.Mutluluğunu gölgeleyen tek bir şey vardı,Tanrı katına sevdiğinin ismiyle,onun eşi olarak çıkmayacaktı.