Kitabın satış stratejisi çok iyiydi ve kandırılmış gibi hissediyorum.Bir kitabı beğenmek için şartlarım asla keskin değildir ancak bu kitap okuduklarım arasında en kötülerden biri .Evet hakkını yemeyelim bazı yerlerde adrenalinin tavan yaptığı oldu ama bunun dışında çok durağan. Sürekli döngü halinde olan olaylar okurken acaba bu kitap 300 sayfa olmasa mıydı dedirtti .Kesmen gereken yeri bilmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum .Kitap karakteri evet çaldım ben hırsızım ama gelin size manüpüle ederek haklı çıkayım derdinde gibi .Birinci kişi anlatımı da bu yüzden kitabı boğmuş .Empati yapmak için nefes almak gerekiyor ama karakter sizi o kadar ikna etmeye çalışıyorki havaya giremiyorsunuz *spoilder*Kitap biz böyle bir durumla karşılaşsaydık ahlaki değerlere bağlı kalabilir miydik demeye kalmadan diğer karakteri kötülemeye başlıyor evet ana karakter bu psikolojide olabilir ve dünya tozpembe değil ancak okuyucunun özümsemesini sağlamak yazarın elindedir .Zayıf bir roman ama yazar da genç okumaya yeni başlıyorsanız ve sevmiyorsanız sizin için hafif bir başlangıç sağlar ama okuma zevki oturmuş ağzının tadını bilen bir okursanız zaman kaybı olacağını düşünüyorum çünkü sizi kesmez .
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,3bin okunma
Üslubu güzel ve akıcılığı olan bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tolstoy'un okuduğum ilk kitabı( tek)insan neyle yaşar olduğu için ondan baya soğumuştum bu kitap ön yargılarımı hafifletti diyebilirim .Ama işlenilen konu bana ağır geldi .Kitabın sonlarına doğru nefesim kesildi desem yeridir .Tabiki bu durum yazarın başarısı olarak yorumlanabilir .Ama yine de Tolstoy'un uzun romanlara daha yakıştığını düşünüyorum daha anlatılacak ya da yarım bırakılmış bir şeyler var gibiydi ...
*Spoilder*
Belki de ben ölümün gerçekleşmesini hiç
istemedim , hayat ve ölüm arası yolculuğun anlamlandırılması gerektiğini düşündüm ya da ölümün mutlulukla gelmesini istedim . Yazar bunun tam tersini vurgulamak istedi ve bana bu durum ağır geldi sonuç olarak sonda vurgulanan her şeyin bitişi ve rahatlama hissi beni tatmin etmedi ve kitap devam etmeli gibi hissettim her şekilde benim duygusal durumum eserin kaliteli okunmaya değer olduğu durumunu değiştirmiyor ... İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy
Paulo Coelho'nun ahlak yargısını ele aldığı bu kitap akıcı bir üsluba sahip.Aynı zamanda okura kendi değer yargılarını sorgulatma gibi bir kaygısı var.İnsanın özü nedir ?Kötü nedir ? İyi nedir? gibi felsefi sorunlara da parmak basıyor
Kitabı okurken sürekli piskolokların da sorduğu tren meselesi aklıma geldi .Bir topluluğun kurtulması için bir kişi feda edilebilir mi?Bireyin iyi olmasının tek nedeni cezalar yüzünden duyulan korku mudur? Ahlak nedir ve neye göredir?Çoğunluğun yaptığı doğru mudur ?Gibi sorunlar içinde yüzdüm .
Paulo Coelho okuduğum yazarlar içinde bana hayatı en çok sorgulayan yazarlardan biridir .Arayış içinde olanlar için ilk basamak olabilir belki (ben abartıyor da olabilirim)diğer kitaplarına göre daha tahmin edilebilir bir sonu var onları okuduysanız sizi çokta tatmin etmeyebilir .Güzel ve akıcı olsada yazarın diğer kitaplarına göre daha zayıf .Umarım okurken zevk alırsınız Şeytan ve Genç KadınPaulo Coelho
Kaçımız olduğumuz gibiyiz?Kaçımızın dış dünyaya maskesiz çıkıyoruz ? Kaçımız duygularını dış dünyaya olduğu gibi yansıtıyor ?Hepimiz olmak istediğimiz kişilerin rollerini oynuyoruz .Çoğumuz bu sahteliği( rolü )yaparken rahatsız olmuyoruz bile.Böylelikle hepimiz birbirimizi aldatırken ve aldanırken hiç bir şeyden haberimiz olmadan ölüp gidiyoruz .Herkes gibi kandık ve kandırıldık .Büyük bir kısmımız içinde bulunduğumuz sahtelik kafesinden rahatsız olmadık ama ya bu kafeste esir edildiğinin farkında olanlar onlar bu kafesten çıkmaya çalıştılar bazen bunun için ölmeyi bile denerler .Yazo da bunlardan biri o bizim aksimize bu kafesin hep farkındaydı.O bu kafesi kendi işlediği bir suç olarak gördü .Yargılanmaktan korktu belkide başkalarının bakışlarından soytarıyı yarattı .
İnsanlığımı yitirirken toplum kavramını bireye indirgeyen .Hepimizin işlediği suçu yüzümüze vuran .Kusursuz gibi görünüp aslında çamurun içinde debelenip duran ,mutluymuş rolü oynayıp aslında hiç bir şeyden tat almayan insanların yaşamına ayna tuttu .Toplum neydi toplum bizdik toplum bendim .Ben yargılarsam herkes yargılandı.Hepimiz sadece toplumda var olmaya çalıştık bu yüzden binlerce soytarı ortaya çıkardık.Ama bunu yaparken de toplumun bizden oluştuğunu unuttuk .İşlediğimiz her suçta parçası olduğumuz bu topluma ayak uyduramamızdandı .*Umarım okurken zevk alırsınız*
Çok uzun süredir sürükleyici bir hikaye bulamayan beni başlangıçta yoğun takıntısı yüzünden bunaltsa da Werther hayatımın sonuna kadar unutamayacağım karakterler arasında yerini aldı .Derdini dinlediğim bir dost oldu. .Werther eti kemiği olan nefesini hissettiğim canlı biriydi benim için yaşayan nefes alan birine nasıl üzüldüysem öyle üzüldüm onun için .Ayrıca Goethe'ye çok hayret ediyorum çünkü sonu hakkında spoilder verdiği halde sayfalar azaldıkça daha da kendimi kaptırdım.Melankolik ve drama hastası biri olarak bayıldım.Eğer okuyacak kişi melankoli sevmiyorsa okunması eziyet haline gelen bir kitaba dönüşecektir muhakkak ... Genç Werther'in Acıları