Ersan

Ersan
@Pigmalion

Ersan

, bir kitap okudu
6/10
·68 syf.··
2025 20. kitabı
Stefan Zweig
7.6/10 · 266,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·74 syf.··
2025 19. kitabı
İnsanın en yakınlarından dahi soyutlanışını, kendini ötekleştirerek, çirkinlik abidesine dönüştürerek ifade etmenin sanırım en kolay ve ustaca yöntemini içeriyor bu kitap. Üslubun yalınlığı dönüşümün mide bulandırıcılığını katlanılır kılması, yer yer okuru irite edecek kadar güzel yapabilmesi yazarın ustalığını gözler önüne seriyor. Zamanla sürecin nereye varacağına olan merak diri kalsa da sonlara yakın, dönüşümle kastedilenin asıl nerelerde olduğununu da sorgulatıyor açıkcası.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268bin okunma
Sahi "İnsan Neyle Yaşar?"
7/10
·86 syf.··
2025 18. kitabı
İlgi çekici bir soru kalıbıyla kendini tanıtan bir kitap. Sanırım bu soruyla karşılaşıpta cevabını merak etmeyenimiz yoktur. Bu doğamızda varolan anlam arayışımıza hitap eden bir soru. Bu soruya kolay kolay cevap verilemiyor olmasının altında yatan gizemde kitabı okumaya teşvikte ediyor. İşte tam da burada Tolstoy, Çarlık Rusya'sının yoksul kesimlerini konu alan, birden fazla farklı hikaye ile okura bu gibi sorular yöneltip, kendi inanç harmonisinden özümsediği fikirleriyle öğütler sunuyor. İnsan eseri okudukça ülke,coğrafya ya da kültür farklılıklarına rağmen aslında insani açmazların, tutarsızlıkların, hınç ve öfkelerimizin ne kadar ortak olduğunuda gösteriyor. Sahip olduğu yaşamın içinden bu yalın ama güçlü yapısıyla bir Yaşar Kemal, Cengiz Aytmatov ve Aziz Nesin'in üsluplarının özetini okuyormuş hisside edinebiliyor insan. Cümlelerde varolan salt yalınlık, olayları yaşayan insanların zihinsel dönüşümlerine odaklanmamızı kolaylaştırıyor. Yazarın kalemini kullanmaktaki becerisi sanırım insan davranışlarını gözlemlemesi ve bunun temel dinamiklerini yazıya aktarırken ki becerisinde. Okuru yormayacak akıcılıkta güzel ve sıcak bir üsluba sahip bir eser.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,3bin okunma
6/10
·60 syf.··
2025 17. kitabı
Birçok açıdan güzel fikirler söylenebilecek yapıda olmasına karşın satır aralarında mevcut olan, yazara, döneme ve kurguya ait olumsuzlukların nasıl bu denli sıradanlaştırıldığını görmek insanı şaşırtabiliyor. Yazarın kendi dönemine ait dünya görüşlerinden izler barındırıyor olan bu hikaye ile aslında 1922 yılının batı toplumlarına ait insanlarının dünyayı nasıl algıladıklarınıda görebilmekteyiz. Sınıfsal ayrımcılığın hala kemikleşmişcesine işleyebilir olması, beyaz Avrupa'lı insan ile diğer insanların arasında asla aşılmaz bir duvarın olduğunu hissettirmesi, "efendilerinin" arzularını gidermek için seçilen bölge kadınlarının kutsal seçilmişlerin saflığına varan tepkilerinin çarpık bir şekilde görmezden gelinerek onları beyaz Avrupalı kadınlar nezdinde bir değerinin olmayacağının düşündürülmesi, sadakatsiz olan bir kadının girdiği yolda seçimlerinin sonucuyla yüzleşemeyecek kadar korkak olması ve bunu kibirle gizlemeye çalışması, kendisinden yardım isteyen birinden iradesizliğinden ötürü faydalanmak isteyen bir erkeğin anlamsız çırpınışlarını okumaktayız. Yazar bu çarpıklık içerisindeki dünyayı o kadar saf bir kabullenişle(sanırım bu davranışların dönemin normali olmasından ötürü) kurgulayıp, gizemle harmanlayarak, tutku ve bazı kısımlarda ilk görüşte aşkıda anımsatacak düzeyde işleyebilimiş ki açıkcası övgüyü hakkediyor. Betimlemelerinin derinliği, ruhsal kaygıların tarif edilirkenki tasvirleri okuru hikayenin basitliğinden uzaklaştırıp büyük beklentiler içerisinde tutabiliyorda. Fazla beklenti olmadan okunabilecek bir eser.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,7bin okunma