“Bayan Guinea bana bir Avrupa ya da dünya turu bileti vermiş olsaydı da fark etmeyecekti. Çünkü nerede olursam olayım—bir gemi güvertesinde, Paris’te bir sokak kafesinde ya da Bangkok’ta—hep aynı sırça fanusun içinde kendi ekşimiş havamda bunalıyor olacaktım.”
Daha gençliğimin baharında kızlar
Güneşin yalancı yüzüne aldandılar.
Bir acıp bir kapansa da gökyüzü, asice saçlarını savurdular.
Kazara aşık olsalar, “en layık ben olmalıyım”
dercesine hep dümenin başındaydılar.
Ve batsa dahi aşk gemileri,
Yorgunluğu yitenlerindir dalgalar.
Devrik cümlelerin asi kadınları,
Hiçbir şairin hiçbir şiiri anlatamaz ve uyaksız kalır satırları.
Diktikleri her çiçek solmayacakmış gibi sularlar,
Bir kedi nankörlük etmeyecekmiş gibi bakarlar.
Ellerin buluşmayacak, saçları beyazlamayacak gibi ayaktalar.
Ve daha yarı yaşına gelmeden yaşlanır aslında kadınlar,
Güneşin hiçbir doğuşuna aldanmazlar artık, saçları ise topludur.
Ölseler cesetlerine inmez kutsal kitap,
Bir odada gecenin dibini sıyırırken, toplansa tüm şiirler;
Bazı kadınlar kadar kalabalık olamaz.
27 Ağustos
2022