Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı.
Ne geçti eline kendini böyle hırpalamaktan, tükenmekten, acı çektirmekten kendine. Etlerini üzüp, sızlatıp uzak ölümünü yaklaştırmaktan? İnsan soyu kırılmalı hep sazlıktaki bir kamış gibi! Ne seçkin kızlar, ne seçkin delikanlılar götürüldü, bir düşün, ölümün eliyle. Ölüm ki hiç kimse görmemiştir onu, ölüm ki yüzünü görmemiştir hiç kimse daha. Sesini duymamıştır hiç kimse: İnsanları kırıp geçiren acımasız ölüm! Evler kurmuyor muyuz her zaman, anlaşmalar yapmıyor muyuz her zaman, mal bölüşmüyor muyuz her zaman, düşmanlık mı yok ülkede her zaman, deniz kabarmıyor mu her zaman, dalga götürmüyor mu her şeyi?
Güneşi gören gözler
yok oluveriyor günün birinde.
Uyuyanla ölü aynı şeydir;
ölümün resmini çizen çıkmamıştır.
Ne var ki insan, var olduğundan beri
[...]nin tutsağıdır hep.
Günün birinde [...]
Toplandı Büyük Tanrılar, Anunnakiler,
Yazgı Tanrıçası Mammitus
yazgıları belirledi onlarla birlikte:
hem yaşamı verdi biz insanlara, hem de ölümü,ama ölümün zamanını vermedi.