Uşaklı bir akşam.. Yine kavgam var kendimle, gönlüm bırakmıyor ki tadını çıkarayım günahın, nefesim koymuyor ki lezzetine varayım kulluğun. Bunaldım, elime aldım telefonu, ürkek.. şahidi yok konuşulacakların gözyaşlarımdan başka..
-Benim halim ne olacak böyle, olamamaktan yoruldum..
-Ustana güveniyorsan kütük gibi ol.
-Ustama güveniyorum ama benim eksikliklerim, günahlarım?
Cevap tokat gibi geldi:
-Kütük bunu düşünür mü?
Sapancalı bir ikindi vakti, gündüzümü gece eden bir dertle varmışım yanına, biraz sonra olacakların,batmaya yüz tutan güneşten başka şahidi yok. Ayaklarını dizlerime uzattı, yüzünde tarifsiz bir tebessüm. Tebessüm az önce yaratıldı desem güneş itiraz etmeyecek, öyle.. sordu:
-Kederin var mı?
-Yok!
-Var deseydin, yalancısın diyecektim!