Okuduğum her kitaptan zaten etkileniyorum ama bu kitabın yeri bende hep ayrı olacak sanırım. İnsanın kendi içindeki nefsi arzularıyla mücadelesini konu edinmiş bir kitap var elimizde. Daha çok ' aşkın metafiziği' adlı felsefik düşünce ile olayları örtüştürüyor sayın yazar. Tolstoy bu başarılı eserini Anna Karenina'dan yaklaşık 10 yıl sonra yazmış. 1800 lü yılların sonlarına doğru ele alınan bu eser Tolstoy'un dönemindeki aile kuramını ve kadın olgusuna değinip büyük genellemelere varmıştır. Kitapta bahsedilen şeytan insanın içindeki karşı konulmaz dürtüdür. Kitabın arka kapak yazısında bu durum şöyle özetlenir:" ... şeytan, asıl içimizdeki o karşı konulmaz dürtüdür. Dışarıdaki şeytan kadın ise, bu dürtüyü uyaran nesneden başka bir şey değildir."
Kitabın sonunda ana karakter olan Yevgeni'ye iki son yazılmıştır. İkisi de acıklıdır lakin ben ikincisinden ziyade ilkinin olmasını tercih ederdim :(