“Yoruldum, patron!
Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. İnsanların birbirine kötü davranmasından bıktım. Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım. Çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. Anlıyor musun?”
Hiç var olmaması gereken biri gibi hissediyordum kendimi. Neden hayatta kaldım? Herkesin yerini bulup oturduğu kalabalık bir sofrada, ayakta kalmış gibi hissediyordum. Neden o kampta ölmedim? Bardağı taşıran son damla gibi… Hiçbir zaman bardağa ait olmamış ve gelişiyle her şeyi altüst etmiş o damla gibi hissediyordum kendimi.