“Ve lem ekün bi duâike Rabbi. şakiyya"
Bu arada, “şikve” kelimesi aynı zamanda “telaş etmek” manasında kullanılıyor.
Bazı insanlar dua edince yanıtın nasıl gelmesini istiyor. Hemen! “Bana hemen ver! Ekspres teslim olsun! Göster bize bu duanın nasıl gerçekleştiğini! Oldur onu!” Gerçekleşmeyince de, “Unut gitsin, zaten kimin duaya ihtiyacı var ki!”
Subhanallah! “Şikve” kelimesi hakkında paylaşmak istediğim son şey ye’s hali hakkında. Hesap günü Allah’ın huzuruna gelip şöyle söyleyen insanlar olacak:
“Kalu rabbenâ ğaIebet aleynâ şikvetünâ ve künnâ kavmen dâllîn.”
“Derler ki: Rabbimiz! Azgınlığımız bizi altetti; biz, bir sapıklar topluluğu idik.”
(Müminun Suresi 23:106)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Merhaba değerli okuyucular :)
Öncelikle Üvercinka şiirinin hikayesini öğrenelim... :)
Cemal Süreya eşi Seniha Hanım hamileyken “Üvercinka” adını taktığı genç bir kızla tanışır. Cemal Süreya ile bu kız arasında tutkulu bir aşk başlar. Ancak Cemal Süreya’nın 58 yıllık hayatında Üvercinka şiirini yazdığı bu genç kızın adını bilen ve yüzünü gören kimse olmamıştır. Şairin hayatında bir giz olarak kalan bu sır, Süreya'ya Üvercinka şiirini yazdıracaktır. Üvercinka şiiri aynı zamanda Cemal Süreya’ya da şöhreti getirecektir. Çalkantılı günlerde olan Cemal Süreya bir karar vermek zorunda kalmıştır. Eşi Seniha Hanım çocuklarını doğurmak üzeredir ve şair kararını verir.
Cemal Süreya Üvercinka ile ayrılık kararı alırken bir Ağustos günü şu satırlar dökülür dizelere:
“Acıların adını, ağustos koymalılar…”
Cemal Süreya'nın soyadındaki y harfini de Üvercinka'nın anısına çıkarttığı rivayet edilmektedir.
Cemal Süreya eşi Seniha Hanım’a dönmüştür. Geride ise bu aşkın izlerini taşıyan Üvercinka şiiri kalmıştır.
Şimdi bu eseri incelmeye alayım :)
Bu kitabı çok öven okuyuculara anlam veremedim. Ben beğenmedim hatta 30 sayfada bırakacaktım neredeyse... bir kadına salt beden üzerinde yaklasılıp vücudu üzerinden bunu dizelere dökmek bana günümüz aşklarının samimiyetsizliğini hatırlatıyor. “Üvercinka”yı cinsel çağrışımlarla yüklü dizeleri içeriyor kitap. Kadını adeta cinsel obje gibi görmesine hem şaşırdım hem üzüldüm hayal kırıklığı diyorum sadece...
“Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.”
İşte tam da bundan rahatsız olmaktan söz ediyorum. Bu tarz şeyleri okurken gerçekten irite oldum. Şimdi aşkın bu olduğunu düşünmüyorum... Aşk bu olmamalı
Spoiler içerir.
Okumasanız da olur bir şey kaybetmezsiniz :)