Üstad yine üstadlığını konuşturmuş. Çağın kadına ve aşka dair modernlik adı altında dayattığı iki paralık değer yargıları ve paçavra düşünceler ait oldukları çöplüğe atılıp objektif ve nesnel bir göz ile bakıldığında eserin bahsi geçen konulardaki biricikliği ortaya çıkmaktadır. Eser kadın erkek ilişkisini cinsler arasında rekabet yada birini yüceltip diğerini alçaltma gayesiyle değil cinslerin tabii özelliklerini göz önüne alarak ortaya koymaya çalışmaktadır. Eserin birinci kısmı gözleme, akla ve matığa bağlı nesnel çıkarımlar üzerinde şekillenirken; ikinci kısmı duygular ve hormonal durumlar neticesinde ortaya çıkan öznel durumlar üzerinde durmaktadır. Üstad insanın iki kısmına yani mantıksal kısmı olan aklına ve duygusal kısmı olan kalbine göre eseri bölmüş ve bu iki yönden kadın erkek ilişkisini ve cinslerini değerlendirmeye çalışmıştır. Eseri kadın düşmanlığı olarak yorumlayan ve yazar hakkında hikayelerle söylemine dayanak oluşturmaya çalışan eblehleri dikkate almamak gerek.
Hârikulâde bir eser... Kitabın sadece fıkıh usulu dair olduğunu söylemek cahillik olur. Kitap fıkıh usulunun yanı sıra hadis, ahlak, cihad, münazara ve muâmelât konularında da engin bilgiler ihtiva etmektedir. İki kapağın arasına bu kadar bilgiyi sığdırmak büyük maharet ve ondan da büyük bir akıl gerektirir. Bir kez daha görmüş olduk ki: İmam Şafiî rahimehullah' ın namı boşuna değil, günümüze kadar saygı duyulan ve hâlâ sözü edilen bir otorite olması da tesadüf değildir. İmam rahimehullah hayâ etmese bütün ilmi bu kitaba sığdıracaktı herhalde... İslami olarak bir ilim iddia eden veya meseleler hakkında muteber fikirler beyan etmek isteyen kişinin mutlaka bu kitabı okuması gerekir aksi takdirde ilim iddiası nâkıs kalır. Günümüzün ilahıyat profesörü, tarikat şeyhi, bilmem ne hocası gibi beş para etmez şarlatanları bırakıp asıllara, Şafiî gibi gerçek adamlara dönmenin vakti geldi de geçiyor dostlar. Ne varsa onlarda var. İlmin lezzeti, tadı bu kitaplarda, bu adamlarda... Gafil kalan kendi nefsini kınasın...
Lenin' in konferansta yaptığı iki konuşmanın yazıya dökülmüş halinden meydana gelmiş bir kitap. Yetkin ve detaylı bir anlatım beklemeyin, devlet gibi önemli bir meselenin başlık olarak kullanılması sadece albeniliği arttırma amaçlı yoksa içerikte devletten pek söz edilmiyor ki edilse ne olacak kızıllar, devleti miadı dolmuş bir alet yada hantal bir makine olarak görüyor hâlbuki devlet toplumdan ayrı bir oluşum değildir ki bilakis devlet toplumun kendisidir. Topluluk varsa devletleşme kaçınılmazdır. Bu açıdan devlet organik bir oluşumdur. Amacımız devleti ortadan kaldırmak değil onu ıslah etmek, düzeltmek ve geliştirmek olmalıdır. Öteki türlü insan doğasına aykırı ütopik bir hayelden ibarettir.