Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tuhaf'ın 4. Sayısı Shakespeare'le bizi karşılamıştı. 10 sayfalık dosyayla Shakespeare hakkında yeni bilgiler sahip olduktan sonra derginin geri kalan kısmını uzun zaman zarfında ara ara okudum. Annem ve teyzemle paylaştım.Onlar da bazı yazıları çok sevdiler. Dergide her ay aynı yazarlar olmayabiliyor. Bazı aylar sanıyorum tatil verip yeni yazarlara yer veriliyor. Bir yandan iyi olmakla birlikte bu ay Hakan Günday'ı görememek üzdü. Onun yerine Ahmet Mümtaz'ın röportajı vardı ki o da bu ayki favori yazılarımdan biriydi.
Onun dışında bu ay Ülkü Tamer, Ara Güler, Yekta Kopan, Nebil Özgentürk, Levent Kazak, Ömür İklim Demir'in yazılarıyla Nurhak Kaya'nın Özdemir Erdoğan'la yaptığı röportaj en sevdiklerim oldu.
Ahmet Mümtaz'ın Tuhaf'ın başlaması ve içeriği hakkında bulduğum bir konuşmasını da şuracığa koyuyorum dileyen izleyebilir :) youtu.be/ZiOVDayfxi0
Şimdi Yaşar Kemal'in İnce Memed'i karşımda ben de ona bakıyorum "Senin için ne yazmalı, nasıl anlatmalı." diye.
Yaşar Kemal'in eserlerini okumaya başlayalı bir yıl bile olmadı. Ama ilk okuduğum kitabında bile O farkını belli etti. Öyleki artık Yaşar Kemal okumadığım zamanlarda onun dilini özlüyorum.
İnce Memed'se onun en büyük eseri sayılıyor. Sadece onun değil Türk edebiyatının da en büyük eseri sayılıyor. (Bkz: hurriyet.com.tr/turk-edebiyatin... )
Yaşar Kemal okuyan da okumayan da bilir onun mekanı Çukurova ve çevresidir. Orayı karış karış bilir. Ve öyle bir anlatır ki siz orada kuşların sesini duyarsınız, çiçeklerin kokusunu alıp sarhoş olursunuz, çakırdikeninden bacaklarınız yara bere içinde olur, acı çekersiniz. O tarlayı, taşı, toprağı hissedersiniz. Yaşar Kemal ilk bunu yapar sonrasında karakterleri gösterir bize. Orda yaşayan halk nedir, necidir, neyden dert yanarlar.
İnce Memed, ağaların yaptığı eziyetlere, toprak çalmalarına, haksızlıklarına tepki olarak doğmuş bir halk kahramanıdır. Roman boyunca köy halkı onun arkasından nice dedikodular eder, efsaneler uydurur da onu yüceltir.
Bana kalırsa İnce Memed, Yaşar Kemal'in diğer eserlerinden konu olarak pek bir farklılığı sahip değildi fakat olay örgüsü fazlaydı. Maceradan maceraya koşuyordu. Köyden dağa, dağdan kasabaya, çift sürmekten eşkıyalığa...
Eğer siz de bu maceraya ortak olmak istiyorsanız mutlaka alın okuyun derim. Ama illâ bu kitabı olacak diye bir şey yok. Hâlâ Yaşar Kemal okumadıysanız. Bir an önce bir kitabını alın sonra benim gibi "Niye bu kadar geç başladım!" diye üzülmeyin. :)