İmkansız bir aşka düşen Werther'in yaşadığı süreci anlatan bir kitap. Duygu tahlilleri gayet başarılı bence. İnsanı düşündürürken aynı zamanda hüzünlendirebiliyor. Sonuçta kitabın adı da Genç Werther'in Acılar'ından esinlenmiş.
"Doğrudur; kitap okumak karın doyurmuyor. Ancak karnı tok, beyni boş adamlardan çektiğimiz kadar kimseden çekmedik." Sanırım bu cümle için bile olsa okunur bu kitap. Ki yıllar süren aşkın hikayesi de ayrı bir dikkat çekici noktası. Güzel ve anlamlı bir kitap.
Monoton bir hayatınız var ise değiştirmek adına bu kitabı okumaya başlayabilirsiniz. Sıradan şeyleri dahi kafanıza takan bir yapınız varsa ve bu huyunuzdan vazgeçmek istiyorsanız bu kitap size yardımcı olacaktır diye düşünüyorum. ;)
Fesleğen kitabına başlarken ilk karşılaştığım cümleyi paylaşmak istedim. Bir soru ile başlıyorum kitaba. Bu yüzden kitabı bitirdikten sonra cevabımı paylaşmayı düşünüyorum. ;)
Kitabın son cümlesi biraz dokundu. Suat ve Necip'in sırf Süreyya üzülmesin diye kendi aşklarından vazgeçmesi ama Süreyya'nın ise ne Suat için ne de Necip için tatlı canına kıymayıp deli gibi geri dönmesi unutulmaz bir son oldu.!