Bütün dünya benim olsa gamım gitmez nedendir bu
Ta ezelden gam turabıyla yoğrulmuş bir bedendir bu
Gelen gider, giden gelmez iki kapılı handır bu
Sakın insafı terk etme makam-ı imtihandır bu...
Bazı kayıplar bizzat şükürsüzlükten, kıymet bilmezlikten kaynaklanır. Nimetin kıymeti hafife alınıyorsa onun değerini fark ettirmek, ona uygun şükre sevk etmek maksadıyla ondan mahrumiyet yaşatılabilir. Nimetin kıymeti kendi varlığı üzerinden bilinmiyorsa zıddı olan yokluğu üzerinden bildirilebilir.
Şeyh Sâdi der ki: "Çöllerde yapılmış olan sarnıç ve havuzları, çölde yolunu şaşırmış olan kervancılara sor. Sen Fırat Nehri'nin kenarında iken suyun kıymetini ne bilirsin?"
Nimetlerin kaybı, hasara veya kesintiye uğraması bazen onların ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatmak içindir. Mesele, kullara acı çektirmek değil, var olan nimetlerin gerçek değerlerinin ortaya çıkarılmasıdır. Zira şükrün özü, nimetin kıymetini takdir etmektir. Bu takdir, en yüksek seviyede, nimetin kaybında gerçekleşir.