İnsanlar arasında muazzam ölçüde bir kapasite eşitsizliği var, değil mi? Bir yanda jet uçağını süren pilot, diğer yanda saban süren adam. Kapasitedeki bu devasa düşünsel, sözel, fiziksel farklılıklar kaçınılmazdır. Fakat gördüğünüz gibi, bizler kimi meslek sahiplerine müthiş önem atfediyoruz. Belli mesleklere statü atfettiğimiz sürece eşitsizlik duygusuna mahkûm oluruz ve yetkin olanlar ile olmayanlar arasındaki mesafe kapatılamaz.
Kiminin dikenleri vardır,
katlanamaz üstüne.
Hep dikine durur,
delmemek için gövdesini.
Kiminin yoktur bir tek kemiği,
doğrulamaz ayaklarının üstünde.
Ona göre varsa yoksa kendisi,
dürülüdür ütülü bir mendil gibi.
Ben eğilmem gündüz ama
geceleri kanatırım kendimi.
Nefret ettiğim bir şey daha varsa, o da insanların kendinizi berbat hissettiğinizi bildikleri halde neşeyle hatırınızı sorup 'iyiyim' demenizi beklemeleridir.
Berbat hissediyorum.
Dünya soğur, akşam serinlerken,
Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
Ve işte en geniş cümlem:
İçimi açtım sana.
İçini açmak için.