Bager

Bager
@Ramanazad
Binlerce fidan ektik halkın çölüne. Su vermediler, eğildi. anitsayac.com
119 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·656 syf.·
2020 8. kitabı
Bu kitap bizi dünyanın ilk hikayesine, ilk hasetine götürüyor yani Habil ve Kabil'e. Eski Ahit'e göre Kabil, Habil'i kıskandığı için ona kin ve nefret beslemiş ve en sonunda kardeşini öldürerek insanlık tarihindeki ilk cinayeti işlemiştir. Aslında Habil ve Kabil'in hikayesi günümüze kadar sürekli tekrarlanan bir olaydır. Çünkü biz insanlar gerek kardeşimize karşı gerekse de arkadaşlarımıza karşı kin ve nefret besleriz, haset ederiz. İşte Steinbeck bu kitabında insanoğlunun bu kanayan yarasına parmak basıyor Adam ve Charles adlarındaki kardeşler arasında başlayan haset, Caleb (Kabil) ve Aron adlarındaki ikizlerle devam ediyor. Tıpkı genetik bir özellikmiş gibi duygular da anne ve babalarından çocuklara geçiyor. Kardeşlerin içinde iyilik ve kötülük sürekli çatışma halindedir. Bazen içlerindeki iyilik duygusuyla hareket edip adeta yekvücut olurlar. Bazen de kötülüğü uyup birbirlerinin hayatını cehenneme çevirmeyi başarıyorlar. Fakat kötülük yaptıktan sonra pişmanlık duymaları içlerinde hâlâ merhametin, sevgi kırıntılarının olduğunun bir göstergesidir bana göre. Kitap sizi uzun süre etkisi altına alacaktır. 650 sayfayı bitirip kapağı kapatınca işte John Steinbeck farkı diyeceksiniz.
Edebiyat
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,4bin okunma
Reklam
Tarih Sümer'de Başlar
Puan vermedi·248 syf.·
2021 2. kitabı
Sümerler MÖ 4000 ila 2000 yılları arasında yaşamış sıradışı bir topluluk. Onlar Medeniyetlerin Beşiği ilklerin babasıdır. İlk yazıyı onlar buldular. İlk takvimi, ilk tekerleği, ilk yazılı hukuku, ilk çömleği buldular. İnsanlığa sayısız katkıda bulundular. Bizlere bunca katkısı bulunan bu medeniyet hakkında bildiklerimiz hâlâ da oldukça sınırlı. Sümer Şehir Devletleri'nin bulunduğu yerlerde yaşanan kum fırtınaları, üzerinden geçen bunca zaman sonra metrelerce kum altında kalmıştır. Bununla beraber Akad ve sonrasında gelen diğer birçok medeniyetin yaptığı yağma ve yıkımlar maalesef geride çok az bilgi ve belge bırakmıştır. Elde bulunan veriler bile bu toplumun muhteşemliğini bizlere gösteriyor. Onlar hakkında bir şeyler okumak bana oldukça heyecan veriyor. Yazar, kitaba Sümer mitolojisi/Sümer tanrıları ile başlar. Bugüne kadar kazılarda bulunan tabletlerde adı geçen Tanrılar'ı kronolojik olarak anlatır. Daha sonra yöneticilerden bahseder. Sümer kültürü, dini inancı, coğrafyaları ve ekonomik durumları okuyucuyu sıkmayacak şekilde bir düzen içinde aktarır. Sümerler hakkında daha önce biraz bilginiz varsa bu kitabı daha iyi okuyup anlarsınız.
SümerlerHelmut Uhlig · Totem Yayınları · 201874 okunma
Siya Evînê
Puan vermedi·295 syf.·
2021 1. kitabı
Dikkat! Eğer kitabı okumadıysanız incelemeyi okumayınız çünkü bu inceleme özet şeklindedir. 1923'ün son demleri. Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş büyük umutlarla Cumhuriyet'in kuruluşuna yardım eden Kürtler; çaresizliğe gömülmüş, çıkış yolu arıyorlar. Çünkü yeni bir antlaşma imzalanmış, antlaşmada adları bile anılmıyor. İşte böylesi bir dönemde Jîn dergisi genel sekreteri Memduh Selim Bey bundan sonra neler yapabileceği konusunda birtakım temaslarda bulunuyor. Fakat bir netice alamıyor. Artan siyasi baskılardan ötürü İstanbul'u terk etmek zorunda kalıyor. Antakya'ya geçiyor. Antakya; Fransa egemenliğinde bir kent. Antakya'ya bir şartla kabul ediliyor. Siyaset yapmayacak. Siyasete bulaşmayacak. Çaresiz kabul ediyor. Yıllardır Kürt davasına kendini adayan Memduh Bey elini eteğini elbetteki siyasetten çekemiyor. Gizlice buluştuğu İstanbul'dan tanıdığı dostlarıyla Xoybun dergisini kuruyorlar. Bir gün Çerkez bir dostunun evine konuk olup kızı Feriha'yı görür ve ona aşık olur. Memduh Selim Bey artık aşkı ve davası arasında mekik dokuyor. Evlenmek istiyor fakat davasından fırsat bulamıyor. 1928 yılı. Nihayet Memduh Bey Feriha'sına, Ceylan'ına kavuşacak. Birkaç gün sonra evlenecekler. Yani öyle umuyorlar. Düğün arifesinde Memduh Bey'e Ağrı'da gelişen bir isyana geçici bir süreliğine katılması istenen mektup ulaşır. Arkadaşları kararı tamamen kendi inisiyatifine bırakır. Bir yandan biricik Ceylanı, Feriha'sı, öbür yandan ateşin içindeki dostu İhan Nuri Paşa ve davası. Memduh Selim Bey tercihini ömrünü adadığı davasından yana kullanıyor. Ceylan'a 2 ay sonra döneceğini söyleyerek yıllardır hasret kaldığı topraklarına dönüyor. Ve Nihayet Ağrı, Agirî, Ararat... İnsanlığın yeniden doğduğu yer. Memduh Selim Bey, İhsan Nuri Paşa'nın yanı başında. Artık
İnsan ve Duygular
Yitik Bir Aşkın GölgesindeMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20207,6bin okunma
Cesur Yeni Dünya
Puan vermedi·266 syf.·
2020 5. kitabı
Cesur Yeni Dünya,1932 yılında Aldous Huxley tarafından yazılan bir distopya romanıdır.      Aslında bu bir kitap George Orwell'ın 1984 adlı kitabına, toplumları uysallaştırıp yönetme bakımından benzerdir. Birinde büyük Birader'e biat ettirilirken diğerinde ise Ford Hazretleri'ne biat ettirilir fakat Orwell'ın 1984'ü sert, totaliter ve akıl almaz işkence yöntemleri ile düzene bağlarken Cesur Yeni Dünya bunu genler ve yapay mutluluk ile yapar. Bu yönüyle 1984'ten daha insaflı diyebiliriz.    Kitabın içinden bilgi vermek gerekirse: Dünyamız 10 farklı bölgeye ayrılmıştır ve her bir bölgenin birer tane başkanı vardır. Kitap bölgelerden Londra merkezli olanı anlatıyor. Yani Batı Avrupa'yı. Bu merkezde insanlar Epsilon eksi, Epsilon, Delta, Beta, Alfa ve Alfa artı olarak hiyerarşik bir yapıya sahiptir. En önemsiz işleri Epsilon eksiler yaparken en önemli işleri ise Alfa artılar yapar (yönetim vb.) Yine bu merkezde insanlar normal şekilde doğmuyor. Rahim ve sperm bireylerden alınarak laboratuvar ortamında döllendiriliyor. Döllendirildikten sonra hangi hiyerarşik sınıfa tabii olacakları laboratuvarda biyologlar tarafından belirlenir. Örneğin 200 tüp embriyo Delta olacak bölüme alınarak Delta'ya dönüşecek maddeler ekleniyor. Belirli bir süreden sonra (kitapta bu sürenin ne kadar olduğu söylenmiyor) döllenen yumurta bebeğe dönüşüyor. Doğan bebek yine laboratuvar benzeri bir yerde büyütülüyor Çocuklar büyütülürken hipnopedia (uykuda öğrenme metodu) ile kendilerine yarayacak bilgilerle donatılırlar. Tüm bu çocuklar anne babasızdır. Bu bölgede aile kavramına yer yoktur. Erkekler ve kızlar istediği zaman istediği kişiyle beraber olma özgürlüğüne sahiptir fakat partnerlerine bağlanamazlar, aşık olamazlar. Bu yasaktır. Hâliyle evlilik diye bir kavramdan da bir haberler.     Daha
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,1bin okunma
Allahın Askerleri
Puan vermedi·223 syf.·
2020 4. kitabı
Yaşar Kemal denilince, şüphesiz akıllara ilk gelen hakçı kişiliğidir. O, ezilen toplumların çığlığı, ağların saltanatını balyozlayan Memed'lerin yüreği olmuştur.       Bu kitabı, sokakta yaşayan; kimsesiz, yastığı taş, yorganı ise gökyüzü olan çocuklarla yaptığı röportajlardan oluşuyor. Evet neredeyse hepimizin sürekli rastladığı Ama her nedense görmezden geldiğimiz çocukları. Büyük Usta Yaşar Kemal onları karşısına alarak hayat hikayelerini dinliyor. Meydanlarda kuş yemi satarak para kazanmaya çalışanlardan bir demir ustasının yanında demir döverek geçinmeye çalışan çocukların sesi oluyor. Bu çocukların hor görülmelerini, açlığa rağmen hayatta kalmaya çalışmalarını ve kimsesizliklerini bize anlatıyor.    Yaşar Kemal'in bu kitabı 1978'de yayınlanıyor. Yani bugün ülkemizin sokaklarında yaşayan, yaşamak zorunda kalan on binlerce çocuğa nazaran çok daha az olduğu bir dönemde.   Kitabı okuduktan sonra kendilerine yaklaşmasak da en azından sokakta onları görünce bir nebze de olsa anlayabileceğimizi düşünüyorum.
Allahın AskerleriYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20171,644 okunma
Reklam