Ranagashicik

Ranagashicik
Sesli kitapların avantaj ve dezavantajlarını deneyimliyor
60 okur puanı
Şubat 2016 tarihinde katıldı
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
Tek kelime ile harika bir araştırma kitabıydı. Aklımın bir köşesinde yeni ahit ve eski ahit okumak vardı. Hatta biraz başlamıştım ama okuduklarım karşısında şok olmuştum. Bu kitap bana çok iyi geldi. Tüm tahrifleri gözler önüne seriyor. Allah razı olsun yazandan.
Din
Vahyedilişinden Derlenişine Kur'an TarihiMuhammed Mustafa el-A'zami · İz Yayıncılık · 201548 okunma
Reklam
9/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
Bir başyapıtı kuzenlerle yapılan bir film gecesine nasıl tercih etmişim bilmiyorum! Daha kitabını okumadan böyle güzel bir cinayet romenını nasıl 5 sene bekletmeyi göze almışım onu hiç bilmiyorum. Romanı unutup üniv sınavına 20 küsür gün kala elime almam ve Allahtan kurguyla ilgili pek çok yeri unutmuş olmam beni sonunda buraya getirdi. Çünkü kitap çok kısa bir sürede bitti. Filmini de izlediğim bu kitap senaryo tadında yazılmış. Fakat bu demek değil ki filmi daha güzel. Tam tersi kitabın görsellikten daha çok artı yanı var. Bir kere olayları durdurup yeniden gözden geçirecek kadar vaktiniz oluyor ve kendinizi romanın içinde bulma fırsatınız oluyor bu çok iyi!! Zevk alıyorsunuz romandan :) 10 küçük zenci kitabı ilk sayfalarında neler olacağını söyleyen bir kitaba göre fazla sürükleyici ve kaçmaması gereken bir kitap benden söylemesi!
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200643,5bin okunma
7/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2018 00:00
Aslında yorum yapmayacaktım fakat açıkçası dayanamadım! Daha önce Jane Austen’ın ikna, mansfield park ve Emma kitaplarını okumuştum. Bu kitabı da kız kardeşim olumuş, öve öve bitirememişti. Ben öncelikle neden bu kitap okunmalıyı anlatacağım: Kitabı diğer romanlara oranla çok daha durağan çok daha gündelik buldum. Bu nedenle aklımın bir köşesine “Kimseye ilk olarak bu romanı önermemeliyim” şeklinde not aldım. Fakat biliyorum ki pek çok Jane Austen okuyucusu bu tarz betimlemeleri, günlük olayları aktarış tarzını beğeniyor. Bu nedenle eğer ki Aşk ve Gururu okudunuz ve Çok beğendiğiniz o zaman iddia ediyorum ki okumaktan memnun kalırsınız. (Benim gibi daha çok olayın, daha çok karakterin olduğu bir romandan başlamak isterseniz mansfield ya da emma romanlarını öneririm.) Evet kitap ilgi çekici başlamadı ama estetik bir zevk verdi. Özellikle 1800lern İngiliz kültürü hoşuma gittiği için ben karakterlerin davranış biçimlerini, yapmacıklıklarını okumaktan büyük zevk aldım. Fakat- Spo- İlk defa kendimi bir kitabı okurken kore dizisi izliyormuş gibi hissettim. Son 100 sayfaya girerken halbuki ne kadar ümitliydim. Kesin dedim, kesin albay. Hem eleanor daha iyilerine layık. Fakat işte olmadı... oradaki hayal korıklığımı 20-30 sayfa sonra olağanüstü saçma bir şekilde olayların açıklandığı Edward sahnesi bile kurtaramadı. Yok arkadaş çiftler daha güçlü olmalıydı... Ama sonra bu romanın Jane’in ilk romanı olduğunu hatırladım. Evet bu onun ilk denemesiydi ve aslında romantikliğe değilnip insan eleştirisi yapıyordu. Genç kızların toyluğuna yanıyor, onları sertçe eleştiriyordu. Hoş, böyle bir romanın yazılması bile benim çok hoşuma gitti çünkü marieanne gibi davranacak çok kız var bu dünyada. Eleanor ise benim için bir deneme sürümüydü. Hayatımı onun yönünde ilerlettiğim şu
Edebiyat
Akıl ve TutkuJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20249,4bin okunma
7/10
·272 syf.··
2018 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2018 00:00
Bir kitap okumaktan çok senaryo okuyormuş hissi veren ilginç bir kitaptı. Hiçbir kitabın sahip olamadığı büyük bir avantajı vardı yazarın “Olağanüstü bir takipçi kitlesi”. Bu durum kitaba maddi açıdan %100 manevi açıdan %90 destek verse de o kaybedilen yüzde 10luk kısım sıkı fanlarda buruk bir tat bıraktı. Ama siz de canım ne çok şey istiyorsunuz? Çıkmasa daha mı iyiydi? Hayır iyi ki çıktı güldük eğlendik anımsadık... Özellikle 1.sezonu sevdiğim için Leylayı Ardayı, onlar olsaydı dizinin şu anki konumunu düşünmekten kendimi alıkoyamadım. Yalnız giden karakterler ne güzelmiş yaa! Her şeye rağmen okuma ile dizinin büyüsünden ödün verdik. Argo olmamasını sevdiğimiz, aileyle izlerken hiç bozulmadığımız bir dizinin “yasaklar nedeniyle böyle olduğu gerçeğini Kant öğretisine hiç bağdaştıramadım... Keşke aynı küfürler (Sarcozy, tuvalet terliği devam etseydi) Bir de daha yeni Gülse Birselin marka konferansında yazdığı Selin karakterinin Türkçeyi bozduğu eleştirisine karşılık özür dileme videosunu izledim. Bir özür de Burak aksaktan istenecek gibi duruyor. Halbuki daha az imla hatasıyla da bizlere o tadı aldırabilirmiş. Biz zaten karakterlerin ne diyeceklerini biliyoruz :) Yeri gelmişken senaryoya benzerliğine değinelim. Bu durumu en çok konuşmalarda hissettim. Müthiş bir şekilde asla konuşmanın kime ait olduğunu yazmamış Burak aksak. Demek ki fanarına o kadar güvenmiş. Valla helal olsun bu konuşmalarda hiç zorlanmadım strateji baya özgündü! L&M severz.
Edebiyat
Leyla ile MecnunBurak Aksak · Küsurat Yayınları · 201817,5bin okunma
8/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
·
1096 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2018 00:00
Yıllar önce ablama alınmış bir hediyeydi bu kitap. 15 yaşında olanların okuması gereken bir kitap yazınca dayanamamış başlamıştım kitaba. Fakat o zamanlar sabrım bugünkü kadar gelişmiş değildi. 100lerdeyken bırakmıştım kitabı. Şu an 18 yaşındayım ve inşallah üniversite sınavına gireceğim. Kafam dağılsın diye okuyacak kitap arıyordum aklıma bu kitap geldi. Hem kitap okumuş olur hemde felsefe dersime yararlı olur diye düşünerek yeniden elime aldım kitabı. Kitap Yeni bitti. MÜTHİŞTİ! Hiç beklemiyordum böyle bir kitapla karşılaşmayı! Başta sadece ders kitabı gibiydi ama sonra...!!! Yaklaşık 400.sayfalarda Sofie ile beraber öğrendiğimiz gerçek ile beraber kitaba sıkıca sarılmaya başladım. Yazar bizi ironileriyle güldürdü gizemiyle sürükledi ve işte böylece felsefik akımlarla insanlık tarihinin sonuna yaklaşarak Hilde ve Sofie’ye veda ettik. Ama bitmesi beni tatmin etmedi, aklım hala dile getiremediğim eleştirilerimde. Bu nedenle buradan sonrası kitabı tamamlamış arkadaşların okumasını isteyeceğim eleştiri bölümüm olacak. SPOİLER!!! Sofie’nin farklı bir dünyada olduğu gerçeği aslında beklediğimiz bir şeydi ama hildenin varlığı beni etkiledi. Artık diğer dünyada olan her türlü olağanüstü olayı burun bükerek değil hayran olarak okudum. Fakat anlamadığım bir şey var. Sofienin aziz yahya gecesinde verdiği partiye gelen misafirlerden jorunn ile genç çocuk neden ailesinin gözü önünde öyle bir şeyler yaptı? Ya da şöyle mi demeliyim, Binbaşı Hildeye neden böyle bir şey yazdı? Ya da yazar bunu yazarak ne demek istiyor. Yok çocuğu olmuş da vaftiz aramaya başlayacaklarmış... Ya da yazar neden Sofienin annesine “Alberto benim erkek arkadaşım değil” dedirtti. Norveçte ahlak bu kadar düşmüş mü? Ya da neden sofienin de babası hildeninki gibi sadece evden uzakta iş yapıyor değil de
Felsefe
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,6bin okunma
Reklam