Yahya Sinvar tarafından kaleme alınan orjinal adı eş-Şewk we'l Qaranfil olan "Diken ve Karanfil", Beerşeba hapsanesindeyken kaleme alınmıştır.Diken ve Karanfil adlı bu eser roman kurgusu içerisinde Filistin halkının 1967'den 2000'li yılların başına kadar uzanan direniş öyküsünü, toplumsal dönüşümünü ve mülteci kamplarındaki yaşamı anlatmaktadır. Kitab Ahmed'in Hikayesiyle başlıyor. Ahmet hem kitabın başkahramanı ve hemde anlatıcısı rolünde olup, Ahmed'in hayatı, yazar Yahya Sinvar'ın kendi biyografisini ele alıyor ama sinvarın dediği gibi de sadece Sinvarın değil, 1960'larda doğan Filistinli neslin yaşadıklarıyla büyük benzerlik taşıyor. Sinvar, kitabın önsözünde anlatılanların sadece kendi hikayesi olmadığını, her Filistinlinin bu metinde geçen olaylarla bir bağı olduğunu belirtiyor. Eserdeki olayların çoğu ya bizzat yaşanmış ya da tanıklıklara dayanan gerçek yaşanmış hikayelerden oluştuğunu belirtmektedir. Kitap, Filistin davasını kronolojik bir çerçevede ele alıryor. 1967 Altı Gün Savaşıyla başlıyor ve Ahmed'in farkındalığının oluştuğu ve Filistinlilerin "en Nekse" Nekbe (Toprak Kaybetme Günü) olarak andığı süreçle başlıyor. Kitapdaki tarihi olaylar Kara Eylül (1970), Yom Kippur Savaşı (1973), Lübnan'ın işgali, Sabra ve Şatilla katliamları, Birinci İntifada (1987-1993) ve Oslo Antlaşmaları gibi olaylar Ahmed ve ailesinin yaşadıkları üzerinden aktarılıyor. Daha sonra İntifada Dönemleri, 1987'deki Birinci İntifada'nın uyanış süreci ve 2000 yılındaki İkinci İntifada'nın ilk günleri eserin temel konusunu oluşturuyor. Ayrıca Mülteci Kamplarında Yaşam ve Sefalet, Gazzedeki Zor Şartlar ve Şati ve Han Yunus gibi mülteci kamplarındaki yoksulluk, derme çatma evler, kışın yaşanan seller ve temel ihtiyaçların karşılanamaması bu eserde detaylıca aktarılıyor.
Gazze halkının UNRWA