...Gökyüzü öyle yıldızlı, öyle berraktı ki, onu gören kendine sormadan edemezdi; ‘Nasıl oluyor da böyle bir göğün altında türlü türlü suratsız, kaprisli insan yaşayabiliyor?’”
Meryem bu kadar çok kadının nasıl olup da aynı bahtsızlığa düştüğünü, hepsinin de nasıl böylesine berbat erkeklerle evlenebildiğini merak etti. Yoksa bu, evli kadınlara özgü, kedisinin bilmediği bir oyun, pirinç ıslamak ya da hamur yoğurmak gibi gündelik bir ayinle ilgili miydi?