Resul

yıllarca beklediğim gökkuşağı parmaklarından mı sızıyor yüreğime sen miydin bir tabutun içinden çekip çıkaran duygularımı
Sayfa 54·Kitabı okudu
Şiir
dumanlı bir gökyüzü olamadım senin için hayal gergin, umut yılgın olmadı sevmedi yeryüzü delikanlı gönlümü
Sensiz Kalan Bu Şehri Yakmayı Çok İstedim
Sensiz Kalan Bu Şehri Yakmayı Çok İstedim
Reklam
İSLÂM FELSEFESİ TÂBİRİ YANLIŞTIR...
- "(...)İslâm felsefesi tâbiri yanlıştır! Bunun yerine İslâmî ilim ve hikmet demek doğru olur. Zira felsefe tâbiri Eski Yunan'dan gelir ve "hikmet muhibbi" mânâsındadır. Hikmet ise *sübut demektir ki, her şeyi yerinde bilmektir. Hikmet muhibliği hikmetin sabit olanını bilmek demek olmadığına göre, felsefe tâbiriyle kastedilen, sabit ve muhkem din ölçüsüne uymaz...
Sayfa 124 - Parçalar, -Efendi Hazretlerinin; ders, takrir ve mektuplarından- İslâm'da Ceza-Bir devirde Yargıtay üyelerinden, tanınmış bir hukukçu, Efendi Hazretlerine 9 suâl yöneltiyor ve toplu cevabını alıyor-,4. Basım, Büyük Doğu yayınları
İslam Şeriatı
Tâbirin kullanımı kavramların içselliğinden yola çıkarak değil içertildiği mânâ yönünden anlamak daha doğru olur. Zira "İslâm felsefesi" tabirini gerçek bir filozof bile kabul etmez. Zira aklı selim insan felsefe-din ilişkisinde felsefî yöntemlerle iyi-kötü bir yargıda epistemolojik, ontolojik, teleolojik, devlet-siyaset vs. anlayış farkını idrâk eder. Birisi mukaddimeler ve akıl yürütme formları ile kendi perspektifinden hakikat ortaya koyarken, diğerinde mukaddime olmaksızın hakikat ortaya koyar. İlkinin koyduğu hakikat o zamanın şartlarına ve genel kanısına nispete uygun şekilde bilgi verirken, din ise her 'ân'a uygun bilgi verir. Bunlarla birlikte daha bir çok birbirleriyle içselleştiremeyeceğimiz yön buluruz. Bu tabirin temel dinamiğinin felsefî-bilim geleneğin islâm medeniyetinin hakim olduğu yüzyıllardaki şahıslara nispetle kullanıldığını vurgulamak daha uygundur. Zira felsefî gelenek dedigimizde sadece metafizikçi ve islam'a uyarlamaya çalışan filozoflar akla geliyor ancak onların dışında da filozoflar bulunuyor. Bundan dolayı da "İslam felsefesi" tabirindeki kavramları tek tek alıp, sonucunda 'islâmi ilim ve hikmet' demek daha büyük yanlışlığa sebep olur. Zira 'islâmîliğe' karşı olanlarda mevcut. Ondan dolayı da bu kavramın içselleştiği mânâ olan "islam medeniyetinde bilim-felsefî geleneğinde etkisi olan ve ontolojik, metafizik konularda islâma uyarlamaya çalışan düşünürleri" ifade edecek şekilde tanımlanmasından dolayı bu tabir, diğerine nazaran daha uygundur.
Bazen aşk gök olur, ruh toprak; oradan ne yağacağı “vakt”e bağlıdır.
aşk-ruh
Hâlinize nispet...
Bütün bu kanlı ayaklanmalar ve devrimler, Yunan Kent Devletleri'nin bir bölüğünde, sanayici ve tüccarın egemen olduğu İlk Çağın ünlü köleci demokrasilerinin kurulması ile sonuçlandı. Demokratik yapı tüm siyasal özgürlükler ile beraber o çağa kadar hiçbir toplumda görülmemiş olan yurttaşın bir birey olarak kendini özgür görmesini sağlayan hukuksal yapıyı da getirdi. Bu hukuksal yapının doğal sonucu olan bilimsel araştırma özgürlüğü diğer tüm özgürlükler gibi yeni toplumun en temel gereksinimlerinden birine yanıt olarak kurumlaştı ve felsefenin doğuşunu hazırladı.
Tarih ve Siyaset
Felsefe'de büyük kesişimler kümesi...
6. yy. Eski Yunan kent devletlerinde, a) Kölelerin sanayide yaygın bir biçimde kullanıldığı, b) Paranın mal değişiminde anadeğer olduğu, c) Tarımsal kesimde yapılan reformların soyluların gücünü kırdığı, d) Sanayici ve tüccarın siyasal erki ele geçirdiği yüzyıldır.
Tarih ve Siyaset
Bir takım benzerlikler işte...
Reklam