Bir gün Peygamber Efendimiz Ashâb-ı ile oturuyordu. Peygamber Efendimizi dinlemeye Arapça bildikleri için Yahudiler de geliyorlardı. Eshab-ı kiramdan biri ya Resulallah içime çok vesvese geliyor bunun bir ilacı var mı? dedi. Yahudi hemen atıldı bizim dinimizde hiç vesvese yok sen gel bizim dinimize gir dedi. Peygamber Efendimiz: Ya Ali buna sen cevap ver. buyurdu Hazreti Ali; Ya Resulallah! Boş eve hırsız girmez! dedi
Zeka anlama yetisidir. Kuşkusuz ama neyi anlama? Bir motorun işleyişini mi yoksa dünyanın güzelliğini mi? Akışkanlar mekaniğini mi yoksa karşınızdaki insanın duygularını mı? Bir matematik problemini çözmek hangi bakımdan bir şiir yazmaktan üstündür ya da bir satranç şampiyonu olmak hangi bakımdan renkleri ahenkle harmanlamaktan veya bir kemanı harikulade çalmaktan daha üstün bir zeka göstergesidir?
Bugüne dek yaptığım filmlere baktığımda fark ettim ki ben hep içlerinde özgür olan insanlara anlatmışım. Yani kendilerini çevreleyen insanlara bağımlı olmaları dolayısıyla özgür olmayan ama iç özgürlüklerini koruyan insanları. Zayıf görünen insanları… Ama ben asıl, bu zayıflıktaki gücü anlattım; bu insanların ahlaki inançlarından aldıkları gücü.