Ricky

Yüzündeki gülümseme pek durağandı. Aklı sanki uzaklarda, var­lığını yalnız kendisinin bildiği bir şeye takılmış, bir tek onu gö­rüyor gibiydi. Görmeyen gözlerinde, dudaklarının kıvrımında, kendini belli bir uzaklıkta tutan, kişiliğini işin içine katmayan bir hava vardı. Port seyrettikçe, o yüz giderek daha hayranlık uyan­dıncı olmaya başladı. Kusursuz çizgilerle oluşmuş bir yüzdü ama güzelliği çizgilerin bileşiminden çok, genel havasının içindeki gizli anlamdan kaynaklanıyordu. Anlam... Ya da anlamı giz­lemekten. Çünkü geride yatan duyguları bu yüze bakarak anlamak olanaksızdı.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Sanki Kit, aralarında çıkabilecek gerilimleri azaltmak için çaba göstermek yerine, her konuda uzlaşmaz davranmaya karar vermiş gibiydi. Beklenen birleşme ister şimdi, ister daha sonra gelsin, baştan sona Port'un çabasıyla gelmeliydi. Çünkü ne o, ne de Port düzenli bir hayat yaşamışlardı. Her ikisi de, bi­lincinde olmaksızın, zamanı yok saymak gibi tehlikeli bir hata iş­lemişlerdi. Yıllar hep birbirine benziyordu. Sonunda her şey ola­bilirdi.
Tunner'ın daha baştan, odalara bakmayı bile red­dedişine hak veriyordu ama Port'un dediği gibi, insan her şeye alı­şırdı sonunda.
insan öleceğini bile bile nasıl yaşar ki? nasıl alışır bu ayyuka hazeyanına.·Kitabı okudu
The Sheltering Sky (Çölde Çay) 1990
Bazen Kit'e, Port'un ken­disinin tek umudu buymuş gibi gelirdi. Kendisi aşka giden yolu yeniden bulabilsin diye, Kit'in de kendisine benzemesi şartmış gibi. Çünkü Port için aşk demek, Kit'e aşık olmak demekti; baş­kası diye bir konu yoktu. Oysa şimdi, çoktan beri aşk kalmamıştı, aşk olanağı bile kalmamıştı. Port nasıl istiyorsa öyle olma ko­nusundaki istekliliğine karşın, Kit'in elinden daha fazlası gel­miyordu. Korku ilk bakışta içinde çöreklenmiş, onu her an teslim almaya hazır, bekliyordu. Başka türlüymüş gibi numara yapmanın yararı yoktu. Kit her zaman içinde taşıdığı o korkuyu silkip at­mayı nasıl başaramıyorsa, Port da kendini hapsettiği kafesten kur­tulamıyordu. Uzun zaman önce kendini aşktan korumak için yap­tığı kafesten. Esirgeyen Gökyüzü Paul Bowles sayfa: 86
1000Kitap
"Biliyor musun?" dedi Port içtenlik dolu bir sesle. "Bence biz ikimiz de aynı şeyden korkuyoruz. Hem de aynı nedenle. İkimiz de hiçbir zaman hayatın içine tam olarak girmeyi başaramadık. Bir sonraki sarsıntıda düşeceğimizden emin, tüm gücümüzle dı­şına asılmış durumdayız onun. Öyle değil mi?"