∆
Yerleşimci sömürgecilik, klasik sömürgecilikten ayrıdır.
Avustralyalı tarihçi Patrick Wolfe bu farkı net biçimde ortaya koyar : Yerleşimci sömürgecilikte katliam ve sürgün tek seferlik bir şiddet değil, yapının özünde var olan sürekli bir tasfiye mantığıdır.Yani yerleşimci güç, yerli halkla yan yana yaşamaz, onu yok eder, sürer veya görünmez kılar.
" Feride'ye aşık olmuştum bu doğru.Kız da beni seviyordu, bu da doğru.Lakin iki gönül bir olunca samanlık seyran olmuyordu ki.
Ve bu ücra kasabalarda sevenlerin kavuşması için hâlâ delikanlıların yaz günü karlı dağdan kar getirmesi isteniyordu. "
&
Bir vakte erdi ki bizim günümüz
Yiğit belli değil mert belli değil
Herkes yarasına derman arıyor
Devâ belli değil, dert belli değil
Adalet kalmadı hep zulüm doldu
Geçti bu baharın gülleri soldu
Dünyanın gidişi acayip oldu
Koyun belli değil, kurt belli değil.
" Görenler sanır ki bu bakışma (kaybettiği eşinin fotoğrafına bakışı) onu üzer, içini gam, kasavet basardı.Hayır, tam tersi.İçi açılır, yüzüne aydınlık vurur, bir ıslık tutturarak kapıdan çıkardı. "