"Arzuladığım kadın öyle uzak, öyle uzaktaki
Hiçbir zaman sarılmaya yetmez kollarım.
...
Hem zarif hem alçak gönüllü hem erdemli hem tatlı
Yürekli ve utangaç, kırılgan ve dayanıklı,
Köylü yürekli bir prenses, prenses yürekli köylü kızı
Ve ateşli bir sesle söyleyecek benim şarkılarımı..."
Perde V-
Gemi kıyıya yanaştığında gezgin Clemence 'a gidip Jaufre'nin geldiğini ama çok kötü durumda olduğunu ve kendisini görmek istediğini söyler. Ozan, Trablus kalesine bir sedye üstünde ve bilinçsiz durumda taşınır.Şiirlerle yücelttiği kadının önünde yavaş yavaş kendine gelir.İki "uzaktan sevgili" karşılaşmışlardır artık ve yaklaşan felaket yüzünden tüm aşamaları hızla kat ederler.Aşklarını itiraf ederler, el ele tutuşurlar, birbirlerini sevmeye söz verirler...Jaufre kollarında öldüğünde, Clemence Tanrı'ya isyan eder, sonra da yaşanan acıklı olaydan kendini sorumlu tutup manastıra kapanmaya karar verir.Son sahne onu dua ederken gösterir ; ama sözleri çift anlamlıdır ve diz çöküp kime dua ettiği, uzaklardaki Tanrı'ya mı yoksa "uzaktan aşk" ına mı seslendiği pek anlaşılmaz.