Rumeysa sali

Rumeysa sali
@Rmysali
İngilizce Öğretmeni
Lisans/ İngiliz dili ve edebiyatı
Trabzon / İstanbul
9 Aralık 1998
28 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Yaşamaya Dair
Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki, mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, yahut kocaman gözlüklerin, beyaz gömleğinle bir laboratuvarda insanlar için ölebileceksin, hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, hem de en güzel en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde. Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yani ağır bastığından. 1947
Oktay Kaynarca da çok güzel seslendirmiştir bu kıtayı; https://youtu.be/SwKdreF4xEI?si=1-pCsZm4vIg3XGO4
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Rumeysa sali

, bir kitap okudu
Puan vermedi·712 syf.·
2024 1. kitabı
Frank Herbert
9.1/10 · 15,7bin okunma
Bir çocuğa kendi mizacın doğrultusunda, yani güç, gürültü ve öfkeyle yaklaşabiliyorsun yalnızca;
Sayfa 5 - Türkiye iş bankası kültür yayınları Almanca aslından çeviren: Regaip Minareci
Edebiyat
Yalnızca tutkunun ne olduğunu hiç bilmeyen insanlar, nadiren bu duyguyu tattıklarında, belki de bu kadar çığ gibi ani, kasırgaya benzer tutku patlamaları yaşıyorlar: O anda yaşanmamış yıllar, kullanılmamış güçlerin biriken öfkesiyle birlikte insanın göğsüne yumruk gibi iniyor.
Edebiyat
İnsanların çoğu sınırlı bir hayal gücüne sahiptir. Duyumlarını uyaracak ölçüde yakınlarında gerçekleşmeyen bir olaya ilgi göstermek pek içlerinden gelmez; ama aynı şey gözlerinin önünde, doğrudan duygularına dokunma mesafesinde gerçekleşirse, bu olay önemsiz bile olsa, hemen aşırı bir duyarlılık gösterirler. Böylelikle normalde nadiren görülen tepkilerini ölçüsüz ve abartılı denebilecek bir sertlikle telafi etmiş olurlar.
Edebiyat