Haşim Baysal

Haşim Baysal
"Barut tekrar gelecek. Bunu hiçbir şey engelleyemez. Aynı eski hikâye yeniden, yeniden yaşanacak. Sayısı artan insanlar savaşmaya başlayacaklar. Barut sayesinde insanlar milyonlarca insan öldürecek ve çok ileride bir gün yeni bir uygarlık, sadece bu yoldan, ateş ve kan üzerinden evrilecek. Peki bunun faydası ne? Eski uygarlıklar nasıl yıkıldıysa bu yeni uygarlık da geçip gidecek. O uygarlığı inşa etmek elli bin yıl alsa da geçip gidecek. Zaten her şey geçip gider. Geriye sadece kozmik güç ve madde kalır, onlar da ebediyen devam edecek, sonu gelmez bir akış içinde birbiriyle itişip çekişecek o ölümsüz tipleri ortaya çıkarır: rahibi, askeri ve kralı. Çağların bilgeliği, şu bebelerin ağzında nasıl da dile geliyor... Kimisi savaşacak, kimisi yönetecek, kimisi dua edecek; uygar devletin hayranlık veren, eşi benzeri görülmemiş harikalarının, sonu gelmemecesine, tekrar tekrar kanlı iskeletleri üzerinde yükseldiği tüm diğer insanlarsa büyük ıstıraplar içinde sürekli çalışacak. Mağaradaki kitapları yok etsem de aynı şey; kitaplar olsun veya olmasın, içlerindeki eski gerçekler tekrar keşfedilecek, eski yalanlar tekrar devreye girecek, orada yazılan yaşantılar tekrar yaşanıp sonraki kuşaklara aktarılacak. Ne faydası var?"
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Haşim Baysal

, bir kitap okudu
Puan vermedi·206 syf.·
181 günde okudu
·
2024 12. kitabı
Pierre Franckh
7.5/10 · 25,9bin okunma

Haşim Baysal

, bir kitap okudu
Puan vermedi·272 syf.·
53 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2024 12:56
·
2024 11. kitabı
·
Aldous Huxley
7.4/10 · 73,2bin okunma
"Herhalde Epsilonlar Epsilonluklarından memnundur,' dedi yüksek sesle." "Elbette memnunlar. Nasıl olmazlar ki? Başka bir şey olmanın nasıl olduğunu bilmiyorlar. Bizler memnun olmazdık,tabii. Ama bizler farklı şartlandırıldık. Üstelik bizler farklı bir kalıtımdan geliyoruz."
Makine işler, işler ve işlemeye devam etmelidir... Sonsuza dek. Hareketsiz kalırsa ölüm demektir. Bir milyar insan yeryüzünün kabuğunu eşeleyip durdu. Çarklar dönmeye başladı. Yüz elli yıl içinde iki milyara ulaştılar. Tüm çarkları durdurun. Yüz elli haftada yine bir milyara düşerler; bin çarpı bin çarpı bin tane insan açlıktan ölür. Çarklar sürekli dönmeli, ama bakımsız dönemezler. Onlara bakacak adamlar gerekir, dingilleri üzerinde dönen çarklar misali sarsılmaz adamlar, aklı başında itaatkâr adamlar, mutlu ve istikrarlı adamlar. Ağlayanlar: Bebeğim, anneciğim, canım, canım bir ta- nem; sızlananlar: Benim günahım, berbat Tanrım; acı için- de haykıranlar, ateș içinde mırildananlar, inleyerek yaşlılık ve yoksulluktan sızlananlar çarkları nasıl döndürebilirler? Ve çarkları döndüremezlerse... Bin çarpı bin çarpı bin tane erkek ve kadin cesedini gömmek ya da yakmak epey zor olurdu.