Bay Fogg'un heyecan dolu seksen gününe tanık olmak gerçekten keyif vericiydi. Bir iddia sonucunda çıkılan dünya gezisine aslında hep beraber çıktık, fil sırtında ormanları geçtik, yelkenleri hep beraber fora ettik. Macera aksiyon tarzında nadiren okumuşluğum olmuştu şimdiye kadar, ama Jules Verne ile uzunca süre daha zaman geçireceğiz gibime geliyor. Bu maceradan öğrendiğim şeyler de oldu muhakkak. Bay Fogg'da biraz kendimi buldum diyebilirim. Soğuk kanlı, kararlı, zorluklar karşısında asla ümitsizliğe kapılmayan... Daha çok şey yazılabilir ama burada bırakıyorum.
Muhteşem. Muhteşem. Bunu söylemeden incelemeye ve gözlemlerimi aktarmaya başlamak yanlış ve de eksik olurdu kanımca.
Heyecanla ve soluksuz okuduğum Martin Eden üzerine ne methiyeler düzsem, ne iltifatlar sıralasam da eserin büyüklüğü ve insanı içine alan, adeta kapana kıstıran o tarifsiz hissiyatını aktaramam.
Denizde başlayan ve denizde son bulan bu hikayenin kahramanı Martin Eden bana azmi, inanmayı, kendine güvenmeyi ve inandığı şeyler uğruna insanın ne olursa olsun vazgeçmemesi gerektiğini öğretti.
Mutlak inandığımız ve yolundan sapmadığımız eylemlerin bizi başarıya götüreceğine olan inancımı kuvvetlendirdi.
Ama şöyle de bir düzeltme yapma gereği duyuyorum bu kitap bir kişisel gelişim kitabı değil asla da olamaz bu kitap tamamen gerçek ve bir o kadar çarpıcı.
İdeallerimiz uğruna çıktığımız yolda başarıya ulaştığımızda ideallerimiz ortadan kaybolursa ne olur ne hissederiz diye düşündük mü hiç ?
İstediğimiz şey başarmak mı yoksa bir şeylerin uğruna bir şeylere varmak için mi başarmak? Bu ayrım çok önemli .
Kitabı yeni bitirdim halen etkisindeyim ve üstüne bir kaç cümle kurma cesareti gösterdim.
Okuduğum nadir eserlerden biri kesinlikle.
...
Oldukça etkileyici.
Sade, yalın ve yakıcı.
Kendisini okutan, elden düşürmeyen, merak ettiren bir kitap.
George , Lennie , Slim , Candy, Carlson, Crooks , Curley ve karısı.
İçten ve dokunaklı.
Romanı henüz bitirmiş olarak sıcağı sıcağına bir kaç cümle yazmak istiyorum.
Dostoyevski'nin bütün eserlerinde olan o incelik o ruha yakınlık ve o acı yine bu eserde de karşımızda apaçık.
Dostoyevski toplumun o hep karanlık kalan köhne biçare ve acıyla kavrulan, yoksul ama yüce ruhlu insanların kalplerini gözlerimizin önüne seriyor.
Ezilen Ivan, Ezilen Nataşa, Ezilen Yelena ...
Acı duysanız bile okumaktan kendinizi alıkoyamadığınız bir eser.
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
Eser adeta bir Dostoyevski kılavuzu ve de rehberi. Dostoyevski'yi biraz olsun anlamak, eserlerinde ki karanlık dehlizlere biraz olsun ışık tutabilmek için okunması gereken bir kitap.
Stefan Zweig'in Dostoyevski methiyesi olarak ta tanımlamak mümkün, çünkü oldukça hayranlık içeren kesitler mevcut.
Suç ve Ceza,Budala,Ecciniler ve Karamazov Kardeşler'i okuyanlar bu kitabı okuduktan sonra bu eserleri tekrar baştan okumak isteyeceklerdir.
Dostoyevski'nin büyük eserlerinde kaçırmış olduğumuz veya tam anlamıyla idrak edemediğimiz noktaları aydınlatıyor bu eser.
Her Dostoyevski okurunun bu kitabı okuması gerektiğini düşünüyorum.