Cem

Cem
Ekşi sözlük/rogojin
Öğretmen
Lisans
Istanbul
Üsküdar, 4 Eylül
2367 okur puanı
Mayıs 2014 tarihinde katıldı

Cem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·344 syf.··
2025 26. kitabı
Dan T. Sehlberg
6.9/10 · 105 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·256 syf.··
2025 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2025 15:59
Seneler önce TV dizisi olarak izlediğim Çocukluğun Sonu, bir senaryo olarak vasattı ve kitabı okuduktan sonda gördüğüm üzere, kitabın derinliğine bir görsel karşılık bulmak anlamında da başarısızdı. Arthur C. Clarke'ın romanı ise okuduğum en şaşırtıcı bilim kurgu eseri olabilir. Elbette bu yazar her ne kadar bilim kurgunun en büyük yazarlarından olsa bile bir ursula k. Le guin değil, antropolojik gözlemler le guin'deki gibi edebi bir yetkinlik ve insana edebiyatın güzelliğini hissettiren muazzam hikâyelere dönüşmüyor burada, ancak Arthur c clarke'ın heyecansız ama gözlemci, soğuk üslubu; yaşanan olayların, korkunçlukların, insan duygularından ayrı bir şekilde sıradanlığının verilebilmesi anlamında da etkileyici. Başka bir yazarın metninin bir duygu kaşımasına, duygusallık talebine dönüşebileceği yerlerde Arthur C clarke sessiz sedasız insan türünün yok oluşunu, bunun sıradanlığını, evren içerisinde kendimize anlattığımız hikâyelerle şişirdiğimiz egomuz ve kibrimiz dışında fazla bir şey olmadığını ve kendimizi çok abarttığımızı söylüyor. Burada oluşan bir yabancılık hissi var ve bunu çok beğendim. Yani insan türünden olmayan ve lâkin iyi niyetlerle bizleri kontrol eden canlıların da bir roman kişisine dönüşememesi, insanlarda olduğu gibi yüzeysel kalmaları bence romanın lehine işliyor. Bir anlamda mesafeli bir şekilde okumuş oluyoruz kitabı, kişilere değil de olayların akışına ve zaman değişikliklerine , atlamalarına odaklanıyoruz. Hükümdarlar'ı, insanları ve diğerlerini uzun bir zamana yayılan hikâye içerisinde farklı zamanlarda gözlemleme şansımız oluyor. Böylece Le guin'in başka kültürler içerisinde insan ve insan olmayan canlıların hikâyeleri ile edebiyata dönüşen hayâl gücü, burada Clarke 'ın daha gözlemci, daha sığ sularda ve lâkin düşünsel anlamda en az Le guin
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,365 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 24. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2025 17:07
Necla Akdeniz'in Tereddüt Çizgisi adlı romanı üslûp ve içerik olarak edebiyatımız için önemli bir kazanım. Yazarın iki kitabı daha var, bunlardan sadece bir tanesini okudum. O kitaba, Tereddüt Çizgisi'ne ve bu öykü kitabı En Eski Oda'ya bakarak yazarın dille ilgili yaklaşımın, kendine mesele edindiği dertlerin birbirine yakın yerler olduğunu, veya yeni kitabıyla bu çemberi biraz daha genişlettiğini söyleyebiliriz. Yazarın temel meselelerinden biri, kendisi olmak isteyen insanlar, kendisi kalmak isteyen diğer canlılar ve hepimizin yuvası olarak da doğa. Belli ki Necla Akdeniz eşcinsellik ve farklı cinsellikler meselesini insan türünün meselelerinden biri olarak görerek onları hikâyelerine ya da romanlarına konu ediyor. Aynı şekilde hayvanlar, doğa canlıları, ağaçlar ve diğerleri de bu hikâye özneleri olarak karşımıza çıkıyorlar. Tereddüt Çizgisi ise işte bu başka olmanın, insan türüne ait olmamanın yüceltilmesini de içeren çok etkileyici bir haykırıştı. Kitabın adında karşımıza çıkan kuir sözcüğü, dikkat çekiyor öncelikle. İngilizcedeki queer kelimesinin karşılığı olarak türkçeleştirilmiş bir sözcük belli ki. Kategorileştirmeler, isim takmalar gibi yaklaşımlardan uzak belirsizlikler içerisindeki doğal şekilde var olma hallerine bakmak gibi düşündüm. Örneğin bir kadın eşcinsele bakıp onu bu kelimeyle kafamızda kategorize ederek yaftalamak ve belki onun kendisine özgü var olma ve kendisi olma hâlini kavrayamamak gibi düşünebiliriz, eğer doğru olan bu ise. Bu hikâyelerde karşımıza çıkan bazı kadınlar, bazı erkekler işte bu belirsiz, isimsiz, kendi kendilikleri ile diğer hikâyelerde karşımıza çıkan başka canlılar, türlerden bağımsız var olma hâlleri ile birlikte bu ismin hakkını veriyorlar anladığım kadarıyla. Bu çaba, yazarın temel gayretlerinden birisi olmalı ki bir
En Eski Oda - Kuir ÖykülerNecla Akdeniz · Agora Yayıncılık · 04 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2025 23. kitabı
YAVAŞÇA Zaman bir kabuğa dönüştü Soydukça yeniliyor kendini yara Ne düşünüyorum bilmiyorum Neyi bekliyorum, soğuk bir yazı mı Oysa ev de bekliyor Her ev bekler kapının açılmasını Kaybolan bir yel de olsa girsin içeri Ses olsun, canlansın ters dönen terlik Boşluğun ezdiği ayakkabı şişsin Dışarıda öpüp uyandırsa da nesneler birbirini Birisi gelsin ve çakısı ile soysun son elmayı Nasıl olsa her şey çürür, beklemek neden Biçim yoktur, geceden geriye Sadece bir leke kalır bize. Çünkü evde bir göl büyütüyorum Sözcükler topluyorum uykumda Tarağın dişlerinde sıkışan saçları Biriktiriyorum kendime hediye edip O an ne zaman, ne leke, ne kan Hiçbir şey kalmıyor bana Bir zülfikârın kestiği Ölüm gelip yavaşça uyandırıyor beni.
Yitirilmiş Şeyler ArasındaKadir Aydemir · Yitik Ülke Yayınları · 20259 okunma