Sanki doğaüstü bir güç insana şunu söylemiştir:
"Dünyaya açıl..."
Ben seni gerekli yeteneklerle donattım.
Sana düşen iş, bu yetenekleri uygun ölçülerde geliştirmektir;
Böylece mutluluğun da mutsuzluğun da senin kendi elindedir.
Sevgili Dost!
Bu sabah kuş sesleriyle uyandım.
Ne güzel değil mi?
Hayır, güzel değil!
Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi.
Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum.
Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette.
Yüzümü yıkarken acaba diyordum; acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz?
Hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor?
Acaba ‘insan’ denince hatırlanıyor muyuz?
Nasıl bir dünya mı..?
Haksızlıkların olmadığı bir dünya..
İnsanların hepsinin mesut olduğu,
Hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya..
Hırsızlıkların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı..
Pardon efendim..!
Bol bol bulunmadığı ne demek..?
Hiç bulunmadığı bir dünya.