Ihlamur Düşleri

Ihlamur Düşleri
@Romanhane
*Okur-Yazar (Şiir-Roman) *Bazen Nickten dolayı kadın sanıyorlar nedense! *Uludağ Üni./Seol National Uni.- Master- Güney Kore/ University of Western Cape- C.Town/S.A *Polyglot: Turkish, English, Korean, Arabic, Dutch, Portuguese and some French
Bir polisiye dehâsı..."Agatha Christie"
10/10
·332 syf.·
2021 12. kitabı
Agatha Christie, tek kelime ile bir polisiye dâhisi. Yazdığı 80 kadar kitabın çoğunun polisiye roman türünde olması ve şimdiye kadar dünyada kitabı en çok basılan yazar -en son aklımda kaldığı kadarıyla- olması kesinlikle bir tesadüf değil. Romanda geçen olayın, çok katmanlı, çok farklı ve çok şaşırtmacalı ustaişi şaheser bir senaryo gibi ele alınıp yazıya dökülmesi 1920-30 larda yazılan bir polisiye olması yönüyle büyük bir hayranlık uyandırıyor... Roman beni, yazarın bu eseri hangi teknikle yazdığı noktasında merak uyandıran pekçok soruyla başbaşa bıraktı. Bilgisayar ve bilgisayar yazı programlarının kullanılmadığı ancak daktilo yada elle yazılarak kitaba dönüştürülen böyle bir eserdeki çarpıcı detaycılık ve hassas kurgu takdiri fazlasıyla hak ediyor. Kitap hiçbir şekilde okuyucuyu sıkmıyor. Kitabı okurken, zihnimde espirili bir şekilde "entrikayı herhalde en iyi kadınlar bilir ve yazar" diye mırıldanan ses beni fazlasıyla tebessüm ettirdi ve bir o kadar da ikna edici geldi. Bir evde geçen bir olayın detaylarını bir kadının gözünden, ve kadın bakış açısını yansıtan tüyolarla, sezgilerle öğrenmek de ayrıca keyifliydi. A.Christie, gerçekten de zeki bir yazar olmalı. Çünkü bu kurgu ancak çok zeki bir insanın kaleminden çıkabilir. Spoiler vermektense kitap ve eseri değerlendirmekle daha çok ilgilenirim genelde. Christie'nin bu eserinde polisiye bir roman olmasına karşın oldukça az tasvire yer vermesi de ayrıca enteresan... yer verdiği tasvirler varsa da bunu o kadar doğal ve uzatmadan yapmış ki hiç farketmiyorsunuz bile. Bir roman; hayal, duygu ve düşünce dünyanızı ne kadar kolay harekete geçirir ve onu şırıltılı berrak bir ırmak gibi zihninizde ne kadar zevkle çağıldatırsa işte o denli başarılıdır. Türünün bu polisiye romanında A.Christie tam bir ustalık ortaya
Roger Ackroyd CinayetiAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20245,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Körlük mü, Kör Olmak mı, Kör bakmak mı?
7/10
·331 syf.·
Beğendi
·
2021 11. kitabı
Hayalle gerçek arasında; gerçeğin düşe, düşün gerçeğe yaklaştığı bir toplum portresi. Toplum dinamiklerinin, insan güdü veya karekteristiklerinin körlük metaforu üzerinden ele alınıp sorgulandığı, okuyucunun yer yer gerçeğin çıplak görüntüsüyle yüzleşmeye çağrıldığı bir hipokrisi itirafı veya yüzleşmesi... Yazar Saramago, kitabın giriş kısmının ilk otuz sayfasında merak uyandıran bir hikaye heyecanı yaratmayı başarsa da sonraki 150 sayfada sanki bir kısır döngüde iç içe dairelerde gezinip durmuş ve bu kısım romanı bazı noktalarda çekilmez hale getirmiş. Roman 170-180 sayfa sonra açılmaya ve canlılık kazanmaya başlıyor. Mesajlar, bazı düşündürücü tespitler bu kısımda yer alıyor. Körlük metaforu, başarılı bir şekilde kullanılmış olsada, sosyal düzen, ideolojik söylem, toplum hiyerarşisine dair ikincil bazı metaforlar ise çok silik ve beceriksiz olmuş bana göre. Bunlara hiç girmese de olurmuş..zira körlük metaforu ve bunun insan doğası ve sosyal gerçeklik üzerine tatbiki yeterince güçlü bir mesaj içeriği oluşturuyor çünkü. Çevirmenin roman kahramanlarının konuşmalarını sadece nokta ve virgül kullanarak hiç boşluk bırakmadan düzyazı şeklinde vermesi romana farklı bir teknik yansıtsa da çok sempatik bir tarz olarak karşılanacağını düşünmüyorum. Bazen konuşmalar birbirine girebiliyor okuma esnasında... Saramago'nun özenle sürdürdüğü roman kahramanlarına isim vermeme üslubu bence çok yerinde bir etki bırakmış. İsmini bilmesenizde romandaki her bir karakteri kişilik ve psikolojileriyle yakından tanıyabiliyorsunuz ki bu yazarın ustaca başardığı bir yazım ve kurgu becerisi. Yazarı romanda, en çok takdir ettiğim yön bu oldu diyebilirim ve sonrasında bu beni bir haylice tebessüm ettirdi de. Zira bu tekniği Rus yazarlar çok önceden keşfedebilselerdi, kahramanlara verdikleri
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
《《《Vücut Dili 》》》çok daha gerçekçidir.
8/10
·300 syf.·
2021 10. kitabı
Eski bir FBI Ajanı olan Joe Navarro'nun uzun mesleki kariyeri süresince bir sorgu memuru olarak edindiği ve çeşitli Amerikan üniversitelerindeki bilim adamlarının çalışma ve makaleleriyle desteklediği bu eserin, davranış psikolojisini kriminal düzeyde ele alan oldukça kapsamlı bir çalışma olduğu söylenebilir. Batıdaki bilimsel metodolojinin ve ihtisaslaşmış bilim dallarının ilmi çevrelerde ne denli yerleşmiş bulunduğunu kolayca anlayabileceğiniz ve bilimsel araştırmalardaki kapsam ve yetkinliğe hayranlık duymadan geçemeyeceğiniz bir eser. Bu yönüyle kitap, benim üzerimde kendi kültür dünyamızı muhtemel rakipleriyle kıyaslamama neden olan bir etki de bıraktı. Bu vesileyle, dünyanın ilk 500 üniversitesine 490. küsür sıralarda sadece bir üniversitemizi sokabildiğimiz geçtiğimiz yılın Türk akademiasını da sorgulamadan edemedim doğrusu.Bilgi güçtür evet; hatta gerektiğinde doğru ellerde kahredici bir güce dönüşebilen inanılmaz bir potalsiyeldir de aynı zamanda. İnsanın davranışsal psikolojisine; özellikle hassas durum ve şartlarda bir insanın değişik olay ve durumlar karşısında nasıl tepkiler verdiğine ışık tutan bu eserin temel hareket noktasını, insan neokorteksi ile limbik sisteminin çalışma prensipleri oluşturmaktadır. Yazar bu kitabında basitçe, vücut dilini analiz etmek olarak tanımladığı mesleğini icra ederken, otonom bir sistem olarak gördüğü limbik beynimizi ve davranışsal reflekslerimizi adeta şekillendiren limbik sistemi en geçerli veri olarak kabul etmekte ve buna sözlü olmayan davranış biçimleri adını vererek her bir dış uzvumuzun verdiği tepkileri eldeki bilimsel ve tecrübî bilgiler ışığında analiz etmektedir. İnsanlararası sözlü ya da davranışsal (fiili) iletişim açısından değerli bilgiler sunan Navarro, bu bilgilere sahip okuyucuların insani ilişkilerde
Beden DiliJoe Navarro · Alfa Yayıncılık · 20086,2bin okunma
İlkel Hırsların Gölgesinde Bir Toplum İnşası
6/10
·261 syf.·
2021 9. kitabı
Sineklerin Tanrısı hem yetişkinlere hem de gençlere hitap eden roman-öykü arası distopik bir kurgu. Öykü, kahramanlar arası diyalogların basit, ancak kullanılan sosyal mesajların, kullanılan metaforları unutturacak derecede açık ve baskın olduğu bir çekirdek toplum varsayımı. Bu açıdan bu eser için eleştirmenlerin metaforlara gereksiz yere fazladan mana verdikleri hissine kapıldığımı söylemeliyim. Eğer gerçekten o kadar çok metafor olduğu varsayımını dillendiren çevirmen Mina Urgan ve diğerlerini göz önünde bulunduracak olursak metaforların mesajın gölgesinde kaldıkları için metafor olarak görmediğimi ya da çok başarılı bulmadığımı ifade edebilirim. Baş kısımlarını biraz sıkıcı bulduğum eser sonlara doğru akıcılığını oldukça artırdı. Adada geçen olayların çok fazla çeşitlendirilmeyişi onu tam bir yetişkin öyküsü olmaktan alıkoyan başlıca öge. "Ateşi canlı tutma vurgusu" öyküdeki gereksiz zorlamalardan birisi olmuş ve okuyucuyu sıkmış bence. Bir "Jule Verne" aynı noktada bin tane konu bulurdu zannımca. Çevirinin de birkaç yerine elimde olmadan takıldığımı söylemeliyim; bazı ifadeler Türkçe kullanımlarına yabancı bir tarzda tercüme edilmiş. Sanırım on-onbeş yerde rastladım bu duruma; ancak genel hatlarıyla tercümenin çok dert edilmeyecek kadar iyi durumda olduğu söylenebilir. Bize, Tolstoy'un "İçimizdeki şeytan" ı ile Ballantyne'ın Coral Island (Mercan Adası) adlı eserlerinin bir karışımını farklı bir formatta sentezlemeye çabaladığını düşündürten eserin müellifi W.Golding yine de bu eserinde ortalamanın üstünde bir başarı yakalamıştır denilenilir. Ancak kesinlikle klasik olmaktan uzak bir eser bana göre. Yine de zevk ve tarz meselesi. Puanım on üzerinde altı. İyi okumalar dilerim~
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,5bin okunma
İÇİMİZDEKİ ... ( Konuşan Kim?)
8/10
·320 syf.·
Beğendi
·
2021 8. kitabı
Lev Tolstoy hiç şüphe yok ki Rus edebiyatını şekillendiren, dünya çapında adını duyurmasını sağlayan ve ona iyi bir imaj katan yazarların başında gelmektedir. Eserlerinde siyasi, dini ve toplumsal meseleler hakkındaki kendine has düşüncelerini ustalıkla işlemesi; yazı, roman, deneme ve hikayelerinde değindiği temaları geniş bir spektrumla örgülemesi, onun, teori ve pratikte siyasi, dini ve toplumsal olaylar karşısındaki reformist duruşunu çok açık ve net gözler önüne sermektedir. Ahlak ve erdem konularına dair verdiği siyasi ve sosyal mesajlarını dini referanslarla desteklediği bu eserinde Tolstoy adeta ruhçu, maneviyatçı bir portre çizmektedir. Yazın faaliyeti içine İncil'i de dahil ettiğini ve çeviriler yaptığını bildiğimiz Tolstoy, sonraları Ortodoks kilisesi tarafından aforoz edilse de, yaşamı boyunca damıtılmış ve hurafelerden arındırılmış bir din anlayışını tesis etmeye çalışmıştır denebilir ve bu eser, kilise ve hristiyanlığın dogmatik yönlerine getirdiği eleştirlerle bu gayreti ap açık göstermektedir. İncil referanslı alıntıların; havarileri gören talebelerin hayatlarına değinen ve bizdeki evliya menkıbelerine benzeyen öykülerin yer aldığı bu eserinde yazarın, kendi görüşlerini kurmaca karekter ve olaylarla örgüleyerek toplumuna ahlaki dersler vermek gibi bir amaç güttüğü de pekala söylenebilir. Siyaset, sanat, maddiyat, toplumsal yapı, maneviyat bu alanlardan birkaçı... Tolstoy, kitabına "İçimizdeki şeytan" ismini vererek, içimizdeki dual benliğin; yaşamın, kazanma ve kaybetme kutupları arasında verdiğimiz mücadelede, ayartıcı ve aldatıcı, şeytanî yönüne dikkatleri çekmek istemektedir belki de kim bilir... Bu kitapta yer alan hikayelerde geçen olayları zihnimizde senarize ettiğimizde; günlük hayatta giydiği basit elbiselerini kendisinin diktiğini
İçimizdeki ŞeytanLev Tolstoy · Kaknüs Yayınları · 20201,474 okunma