Gururun insanı bu kadar gülünç eziyetlere soktuğunu ve aklı başında bir adamın, gösterişe karşı bir arzu duyduğu zaman, ne sıkıntılı bir duruma düşeceğini düşünmekten kendimi alamadım. Kendisine acıyarak ve tiksinerek bakarken, hayranlıktan kendimizden geçtiğimizi sanan bu zavallı kendini beğenmiş ahmağı seyretmekten bıkıp yolumuza devam ettik.
Basbayağı kendimi mahvettim! Kimseyle karşılaştırılacak durumda değilim, ahlak dersi falan da istemiyorum! Böyle bir durumda ahlak dersinden daha abes bir şey olamaz! Ah o kendinden memnun insanlar! Bu saksağanlar kibirli bir kendini beğenmişlikle şatafatlı cevherler yumurtlamaya hazırdır! Düştüğüm şu halin iğrençliğini ne kadar iyi anladığımı bilseler, bana ders vermeye dilleri varmazdı. Zaten bilmediğim yeni bir şey söyleyebilirler mi bana? İşte asıl mesele! Asıl mesele şu: Tekerleğin tek bir dönüşüyle her şey bir anda değişir ve dostça şakalaşarak beni ilk kutlamaya ilk gelenler de(buna eminim) o ahlakçılar olur.