1910 yılında Halley kuyruklu yıldızının dünyaya çarpacağı haberi hızlı bir şekilde gündeme yayılır. Kıyametin kopacağı, dünyanın yok olacağı gibi hurafeler halk arasında dilden dile dolanır ve panik havası oluşturur.
Bir gazatede yazılar yazan ve yazılarına istediği ilgiyi göremeyen İrfan adında bir genç mahalledeki kadınları bu konu hakkında bilinçlendirmek adına onlara konferans verme kararı alır.
İrfan kadınlara karşı tepkili, mesafeli, kendine göre bir kadının olmadığını, evliliğin bir görev değil ruhla olacağını düşünen ve kadınların cahilliğiinden yakınan bir gençtir. Ama düşünceleri konferanslardan sonra kimliği belli olmayan bir kadının Halley yıldızı hakkında bilgi almak adına ona mektup yazması ve bu mektuplaşmanın devam etmesiyle İrfan aşık olur ve tamamen değişir.
İrfan mektubu yazanın kim olduğunu öğrenmeye karar verir ve bu esnada hiç ummadığı şeyler öğrenir. Fakat duyguları değişmez aksine mektupla evlilik teklifi eder. Eder etmesine de gelin Halley Yıldızının dünyaya çarpacağı gün evlenmek şartı koyar, İrfan kabul eder sonu ise İrfana büyük sürpriz olur.
Kitapta aslında geçmişten günümüze hala yaşadığımız toplumsal şiddeti, kadınlara verilen değersizliği, kadınların kendilerini yaşamda gördüğü şekilleri, aile sorunlarını ve mahalle baskısını yazar güçlü bir kalemle, geniş bakış açısıyla, çok ince ironik mesajlarla hem güldürerek hem düşündürerek yeşilçam tadında bizlere sunmuştur.
Bu kitabı okuduğunuzda sadece bir roman okumuş değil aynı zaman da var olan düzeni kendi içinizde eleştirmeye başlayacak ve karakterlerin sizlere çok tanıdık geldiğini hissedeceksiniz.
Son Ada kitabı, konu olarak kendilerine ait sessiz sedasız, huzur içinde sakin ve dost hane bir hayat kurmuş insanların ütopyasının, bir gün ada sakinlerinden birinin ölmesi ve evinin satılmasıyla adalarına "başkan" isminde eski bir albayın gelip yaşamlarının distopyaya dönüşme hikayesini anlatıyor.
Başkan önce adanın huzurunu ve düzenini bozar ve daha sonra yönetimi ele geçirerek ada sakinlerine diktatör bir şekilde hükmetmeye başlar. Ada artık dinginliğini kaybeder.
Kitapta beni en rahatsız eden nokta yazar lakaplı kişi dışında ada sakinlerinin korkudan başkana hiçbir şekilde başkaldırmamaları, haklarını savunmamaları ve boyun eğmeleri oldu.Yazar ilk günden itibaren başkana karşı gelebilen ve başkanın adayı felakete sürükleyeceğini söyleyen entelektüel bir kişiliktir. Yazarın dedikleri doğru olsa da, başkanın dolduruşuyla bir süreden sonra ada sakinleri tarafından bir "vatan haini" kabul edilir. Bunun sonrasında felaketler art arda hızlı bir şekilde gelir.
Son ada kitabı Sude çelik ‘ninde dediği gibi en siyasi ve politik kitabıdır. Kitapta mevcut siyasi iktidara karşı sıkça eleştirilerde bulunmuştur ve bana göre hepsi ince detay ve haklı eleştirilerdir. Evrensel olarak hala bu sistemi yaşadığımız bir yaşam içindeyiz.