...nehirleri ve birilerinin oturup onları incelediklerini düşünüyorum, haklı olarak bir nehrin denize ulaşmada neden o kadar zaman harcadığını bir türlü anlayamıyorlardı, yani neden doğrudan amacını hedeflemeyip mahsus bşr yığın dönemeçlerden geçmeyi seçtiğini, anlamsız bir şeyler olduğunu kabul etmelisin, onlar da öyle düşündüler, tüm o dönemeçlerde anlamsız bir şeyler vardı, böylece oturup olayı incelemeye başladılar ve sonunda, inanılmaz ama, her nehrin, nerede olduğu ya da ne kadar uzun olduğu önemli değil, her nehrin, ama her nehrin denize ulaşmadan önce doğrudan gidebileceği yolun tam üç misli bir yol gittiğini keşfettiler, inanılmaz, düşünecek olursan, gerekenden üç kat daha fazla yol, dönemeç dönemeç üstüne, evet, yalnızca bir dönemeç oyunuyla ve o ya da bu nehir değil, bütün nehirler böyle akıyor, sanki zorunlu bir şeymiş gibi, hepsi için geçerli bir kuralmış gibi, bu da inanılmaz bir şey, gerçejten, çılgınca bir şey, ama nehirleri, tüm nehirleri araştıra araştıra, bilimsel güvenirlilikle keşfettiler bunu, nehirlerin deli olmadıklarını, nehir doğasının onları sürekli, üstelik de doğru biçimde dolaşmaya zorladığını keşfettiler, nitekim hepsi, hepsi diyorum, sonunda gerekenin üç misli bir yol kat ediyor, hatta, tam olarak söylemek gerekirse, üç virgül on dört misli, yemin ederim, şu ünlü pi sayısı, inanmak istemiyordum nitekim, ama sanırım tam o kadar, denizden uzaklıklarını alıp pi sayısı ile çarpman gerekiyor, böylece gerçekten kat ettikleri yolun uzunluğu çıkıyor, bu da, düşündüm ki, müthiş bir şey, çünkü düşündüm de, onlar için bir kural varsa bizim için de vardır mutlaka, şunu demek istiyoyorum, bizim için de aşağı yukarı aynı şey olabilir ve tüm bu bir o yana bu yana gitmemiz, deliymişiz gibi ya da daha da beteri kaybolmuşuz gibi, gerçekte bizim düz gitme